Advert
Advert

'Belediyecilikte sürekli gerideyiz'

CHP Şanlıurfa İl Başkanı Hayrettin Cidir, Teknolojinin geliştiği dönemde Şanlıurfa'nın belediyecilikte sürekli geri kaldığını belirtti. Şanlıurfa'nın plansız projelerinin de kente kaybettirdiğini söyleyen Cidir, şehir hastanesi, trambüs, sağlık ve tarım sorunlarının halen çözülmemesine de tepki gösterdi.

'Belediyecilikte sürekli gerideyiz'
Bu içerik 141 kez okundu.
Advert

CHP Şanlıurfa İl Başkanı Hayrettin Cidir, Şanlıurfa'nın sorunlarının çözülmemesini ve yöneticileri gazetemize yaptığı açıklamalarla eleştirdi. Tarım kenti olan Şanlıurfa'da çiftçilerin sürekli sorunlarla karşı karşıya olduğunun altını çizen Cidir, eski hastane binalarının değerlendirilmemesinin de yanlış politika olduğunu söyledi. Şanlıurfa'ya şehir hastanesinin yapılmasının yerine bölge hastanelerinin yapılmasının daha uygun olacağını dile getiren CHP'li Hayrettin Cidir, Şanlıurfaspor'da yaşanan sorunlardan da seçim döneminde atkı takan siyasileri sorumlu tuttu. Büyükşehir Belediyesindeki bankamatik memurları söylemlerinin de açığa çıkarılması gerektiğini belirten Cidir, yanlış projelerle sürekli kentin zarara uğratıldığını ifade etti.
 
'Tarım arazileri siyasi rant haline getiriliyor'
Teknolojinin geliştiği dönemde bile Şanlıurfa'nın belediyecilikte sürekli geri sıralarda kaldığını söyleyen CHP İl Başkanı Cidir, "Şanlıurfa'nın il oluşundan şimdiye kadar Şanlıurfa'da taş üstüne taş koyan belediye başkanlarımızı saygı ve sevgiyle anıyorum. Elbette ki her belediye başkanının ideali Şanlıurfa'ya hizmet etmektir.  Herkes kendi çapında herkes kendine mevcut durumu ve bütçesi açısından Şanlıurfa’ya birtakım şeyler yapmışlardır ama teknolojinin geliştiği bir dönemde modern belediyecilikten maalesef Şanlıurfa olarak geride kaldık. Şanlıurfa'da halen devam eden ulaşım sorunu vardır.  Hala çarpık kentleşme sorunumuz, halen tarım arazilerinin imara açılıp rant kaynağı haline getirildiği dönemler olmuştur.  Şanlıurfa'da işsizlik had safhada almış başını gitmiş, çok ciddi manada siyasi bir rantlaşma, siyasi bir kutuplaşma olmuştur. Bu durum şehri çok olumsuz bir şekilde etkilemektedir." dedi.

 

'Tarım kentiyiz ama halen tarım işçilerimiz başka illerde kazalarda hayatını kaybediyor'
Tarım sorunlarını dile getiren Hayrettin Cidir, "Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezi tarafından görevlendirilen 4 vekilimizle beraber biz Şanlıurfa'da sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ederken, Ziraat Odasına gittiğimizde Ziraat Odası'nın temsilcileri gerçekten feryat figan içerisindedirler. Çünkü haklı olarak üyelerinin dertlerini dinlediklerinde gözyaşlarını tutamamaktaydılar. Biz oradayken bir çiftçinin feryadını duyduk. Haklı olarak diyor ki, geçen yıl Çukobirlik, pamuk şartlarını  4 bin 600, 4 bin 700 olarak açıklarken, bu dönem 3 bin 300 olarak açıklıyor. Şanlıurfa'da genelde 42 randımanın oluşu zordur. En fazla tutacağımız randıman 36-37'dir. Bu da 2 bin 900 ila  2 bin 950'lere tekabül etmektedir.



Geçen seneye oranla bu yıl mazot girdileri, ilaç girdileri, gübre girdileri, işçilik girdileri yüzde 100 artmış iken, pamuk çiftçisi pamukta yüksek fiyat beklerken, maalesef hayal kırıklığına uğramıştır. Bu da bilinçli olarak tarımın Türkiye'de bitirilmesi, bizi ithalatta mecbur etmesi anlamına geliyor. Biz çiftçilerle konuştuğumuzda çiftçilerimiz zaten bize bunu kendileri dile getirdiler. Bir dahaki dönemde biz pamuk ekmeyeceğiz dediler. Bu da devletimizin yanlış tarım politikalarından kaynaklanıyor. Avrupa ülkelerinde çiftçiler önceden bilinçlendiriliyor. Örneğin Kanada'da 100 dönüm arazisi olan bir çiftçi devletin ÇKP’sinde kendisine 100 dönüm arazin var ve sen bu arazinle ne yapmak istiyorsun? diye soruyorlar. O da diyor ki ben 30 bölümünü buğday, 30 dönüm mercimek, 30 dönüm arpa ekmek istiyorum. Devlet, çiftçi tohumunu tarlaya koyduğu andan itibaren kendisine taahhütte bulunuyor. Çiftçinin ektiği üründe ne kadar verim alacağı, ne kadara satacağı belirleniyor. Ona göre bir planlama önceden yapılıyor. Ama Türkiye çok çarpık bir politika izliyor. Kimin ne yaptığı belli değildir. Çiftçilerimiz bilinçlendirilmiyor,  ektiğinin karşılığını alamıyor. Maalesef tarım öldüğü gibi tarım işçiliği de Şanlıurfa'da bitiyor. Dolayısı ile yine vatandaşlarımız kamyon kasalarında, diğer illere fıstık, soğan, patates toplamaya gidiyor ve yolda kaza geçiriyorlar. Güneydoğu Anadolu Projesi bir an önce bitirilmeli. Güneydoğu Anadolu Projesinin bitimi demek 5 milyon insana iş alanının açılması demektir. GAP demek, gayri safi milli hasılanın denkleşmesi demektir. GAP demek tarımın ithalatı değil, ihracatı demektir. Elimizde güzel toprak, güzel su varken, neden GAP halen bitirilmiyor?" ifadelerini kullandı.  

 

'Trambüse harcanan para şimdi nerede?'
Sürekli tartışmalara konu olan trambüs projesinden de bahseden Cidir, "Biz yerel seçimlere gittiğimizde ben belediye başkan aday adaylarımıza da eğer amacınız gerçekten iyi niyetle Şanlıurfa'ya hizmet etmekse, biz seçilen belediye başkanımız 1 Nisan'da rozetini çıkarıp hizmet rozetini takan Belediye Başkanını saygıyla anacağız ve üzerimize düşen özveriyi de kendisine göstereceğiz. Siyaset bitmiştir, hizmet zamanı diyeceğiz. Bize düşen görev ne varsa kendisine fedakar bir şekilde sunacağımızı söylemiştik. Millet ittifakının kazandığı belediyelerde Türkiye'nin her yerinde ulaşımda, suda indirime giderken, maalesef Cumhur ittifakının belediye başkanları her ne hikmetse ulaşımda ve suda zama başvuruyorlardı. Bundan bir hafta önce Şanlıurfa Büyükşehir Belediyemiz ulaşımda yüzde 30’lara tekabül eden bir fiyat artışı yapmıştır. 2018'de de fiyatlar aynıyken herhangi bir zam yapılmamıştı. Şu anda aynı mazot fiyatları aynı fiyata seyrederken, neden bu 30'lara tekabül edebilir ulaşım zammına sebebiyet verdiniz? Hatta sosyal devletin görevi elektrik ve su borcunu ödemeyen vatandaşlara da belediyenin hizmet etmesi gerekirken, maalesef duyuyoruz ki borcunu ödemeyenlere belediye icra memurlarını göndermektedir. Bu da gerçekten üzücü bir olaydır. Şanlıurfa'da ulaşıma yapılan bu zamların bir an önce geri kaldırılması gerekiyor. Vatandaşlara ulaşımı daha kolay bir şekilde kullanmaları, yapacakları her türlü fedakarlıklarda da ana muhalefet partisi olarak üzerimize düşen görevi yapacağız, yapmaya da devam edeceğiz. Dikkat ederseniz Şanlıurfa’mıza bir trambüs projesi uygulandı. Bu Trambüs Projesi maliyeti yaklaşık olarak 90 milyona tekabül etmekte. Bu proje ne oldu; bu paralar nereye gitti; bu paraların akıbeti ne oldu? Şimdi gelişmiş ülkelerde belediye başkanları bir projeyi kendi kentlerinde uygulamaya kalktıklarında önce onu bilgisayar ortamında çizerler. Yani diyelim ki şu anda Şanlıurfa'yı örnek alacaksa bu Trambüs, Abide'den Balıklıgöl’e hareket edecekse, bunun minyatür olarak sokakların genişliği, uzunluğu proje üzerine çizilir. Bunlar bilgisayarda oynatılır ve bir yerde bir arıza varsa, bir sıkıntı varsa o bilgisayar aracılığı ile giderilir. Bunlar hiçbir çizim yapmadan 25 metrelik Trambüsü getirip Şanlıurfa'nın dar sokaklarına, caddelerine koyduklarında böyle bir aksilik ile karşılaşacakları hesabını yapmadılar. Yapmışlarsa neden bu 90 milyonu heba ettiler? Yapmamışlarsa neden yapmamışlar? Bunu da ben halkım adına soruyorum. Gerçekten yetkili bir ağzın aklı selim bir şekilde bunu bize aydınlatmasını istiyoruz." şeklinde konuştu.

 

'Bankamatik memurları söylemlerine açıklık getirilmeli'
Büyükşehir Belediyesinde bankamatik memurları söylemlerine yetkililer tarafından açıklık getirilmesi gerektiğini vurgulayan Hayrettin Cidir, "Bundan önceki Büyükşehir Belediye Başkanımız görevi devrettiğinde bin 500'e yakın kişinin belediyeye alındığı duyumunu aldım. Gerçekten eğer böyle bir şey yapılmışsa, bu durum kente en büyük ihanettir. Bu ihanetin bir an önce mevcut Belediye Başkanı tarafından düzeltilmesini talep ediyorum. Öyle bir durum varsa bu bankamatik mamurlarının işine son verildiğine dair bir basın açıklaması yapmaları gerekir. Çünkü Şanlıurfa için gelen hizmet parası bankamatik memurlarına gidiyor. Bu da Şanlıurfa ekonomisi için büyük bir kayıptır. Araştırmalarıma göre Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesine İller Bankası'ndan 17 milyon TL'ye yakın bir para geliyor. Bu paranın yanında bir de Büyükşehir Belediyesinin kendisine göre gelirleri vardır. Bu gelirler, Emlak gelirleri, ulaşım gelirleri, kaldırım işgali, araç park gelirleri bunların bir kısmıdır.  Dolayısıyla biz bunların hepsini hesaplandığımızda gerçekten çok devasa bir miktara tekabül ediyor. Aylık yaklaşık 100 milyon TL'ye tekabül ediyor. Gerçekten Büyükşehir Belediyesi'nin Hem bizi hem de halkı aydınlatacak açıklamalar yapmasını talep ediyoruz." sözlerine yer verdi.
 
'Şehir hastanesinde Şanlıurfalılar sürekli aldatılıyor'
Şehir hastanesinin bir türlü yapılmadığını ancak bu konuda vatandaşların sürekli aldatıldığını dile getiren İl Başkanı Cidir, "Şehir Hastanesi zaten başlı başına bir problem. Yerel seçimlerde sayın Cumhurbaşkanımız, yerel yöneticiler tarafından yanıltıldı. Cumhurbaşkanımız miting meydanında işte bin 700 yataklı Şehir Hastanesi'nin inşaatı devam ediyor derken Şanlıurfalı kardeşlerimiz de heyecana kapılıp kendilerini alkışladı haklı olarak. Oysa biz Şanlıurfa'da yaşıyoruz, bu bölgenin çocuğuyuz. Merak ettik, Milletvekilimiz Sayın Aziz Aydınlık’la birlikte Şehir Hastanesi'nin yapıldığı alana gittik. Ancak orada hiçbir çalışmanın olmadığını gördük. Devasa taş yığını. Maalesef Şanlıurfa halkı 4-5 yıldır şehir hastanesi söylemleriyle aldatılıyor. Geçenlerde de şehir hastanesinin ihalesinin iptal edildiği duyumunu aldık. Oysa vatandaş olarak gerçekten ben merak ediyorum. Siz neden bizi aldatıyorsunuz? Ben şahsen bu aldatmadan yana bir veryansınım vardır. Oysa böyle geri kalmış illerde Şehir Hastanelerinin yapımından yana değiliz. Bugün bin 700 yataklı Şehir Hastanesi yapımı demek, Şanlıurfa'ya kaliteli doktorların gönderilmesi demektir. Bu da çok külfetli bir şeydir. Örneğin bugün Devlet hastanelerinde bir tahlil 100 liraya yapılırken, orada bin lira yapılacaktır. Orada bir günlük yatak kapasitesi şu anda 100 lira iken, orada bin 500, 2 bin’e tekabül etmektedir. Yani bu gerçekten lükse hizmet eden bir sektördür. Şehir Hastanelerinin yapımında ilgili firma ile yapılan 25 yıllık anlaşma, 50 milyar liraya tekabül etmektedir. Bu 50 milyar da yaklaşık olarak Türkiye'de 265 ya da 400 yataklı hastane yapımı demektir. Eğer bugün Şanlıurfa'da bin 700 yataklı hastanenin yapımının yerine bölge hastanelerinin yapımı bize daha çok fayda sağlayacaktır. Örneğin bugün Bağlarbaşı Mahallesinde hastane yok. Maşuk bölgesinde, Karaköprü'de tam teşekküllü bir hastanemiz yok. Orada şu anda sadece özel hastaneler var." diye konuştu.

 

Eski hastane binalarının değerlendirilmemesi içler acısı
Doğum ve çocuk hastanelerinin vatandaşa oldukça uzak olduğunu ifade eden Cidir, "Daha önce Kadın Doğum Hastanesi Bağlarbaşı semtindeydi. 400 metre ötesinde çocuk hastanesi vardı.  O zaman o şartlar bölgenin ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ama ne hikmetse bu hastaneleri Eyyübiye tarafına götürdüler ve eski hastanenin yeri boş kaldı. Doğum hastanesinin eski binası Suriyeli kardeşlerimizin hastanesine dönüştürülmüş, sadece orada Suriyeli kardeşlerimize hizmet ediliyor. Bu durum güzel de Bağlarbaşı'nda bir kadının doğum sancıları tuttuğunda o kardeşimizi Eyyübiye’ye yetiştirene kadar Allah muhafaza kim bilir neler olur. Suriyelilerin hizmetine sunulan hastaneye gitsek bizi kabul etmezler. Düşünebiliyor musunuz! kendi memleketimizde, kendi dilimizde yabancılaştırıldık. Gerçekten İçler acısı. Bir an önce bu yanlışların düzeltilmesi taraftarıyız. Herkesin arabası olmayabilir. Gece saat 2-3’te Allah göstermesin bir sancısı tuttuğunda ya da bir doğum esnasında hangi şartlarda bu hasta hastaneye götürülecek?" sözlerinin altını çizdi.
 
'Seçim döneminde atkıları takarak meydanlara inenler nerede?'
Şanlıurfaspor'un da siyasi rantlara dahil edildiğini öne süren CHP'li Hayrettin Cidir, "Bir şehri şehirleştiren, markalaştıran o şehrin futbol takımıdır. Biz Avrupa ülkelerinin çoğunun ismini bilemezken, futbol takımlarıyla o ülkeleri duymuş olduk. Her zaman dedik, siyaseti gerektiği yerlerde yapalım. Bir camiye, bir kışlaya siyaseti koyduğumuz gibi spora da siyaseti koyduk ve Şanlıurfaspor'u heder ettik. Geçenlerde bir Şanlıurfasporlu kardeşimizle görüştüm. Bana söyledikleri gerçekten iç açıcı değil.  'Başkanım bilinçli bir şekilde bizi yok ediyorlar. Deplasmana gitmek için kullandığımız otobüsümüz vardı, onu da aldılar. Burada çalışan temizlik işçileri elemanlarımız vardı, onları sistematik olarak oradan aldılar. Dolayısıyla bize Şanlıurfa için elini taşın altına koyun diyenler şu anda bize sırt çevirdiler. Bize kimse maddi destekte bulunmuyor. Biz de kendi imkanlarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama bizden öncekiler işte olumsuz nedenlerden dolayı çok yüklü bir borç bırakmışlar. Şu anda piyasada dönüşülen rakamlar değildir. Şimdi ben bazı arkadaşları dinliyorum, 50 milyon, 100 milyondan bahsediyorlar. Ancak 6 ya da 7 milyon TL olursa, biz bu dönemde Şanlıurfaspor'u İkinci Ligde tuttururuz. Yani küme düşmesi engellenir.' dedi. Seçim meydanlarında gerçekten yeşil atkıyı boynuna takıp Şanlıurfa için canımız feda. Şanlıurfa'ya kurban olurum gibi sloganlar atan o insanlar şu anda nerede? Bugün düşünebiliyor musunuz,  Şanlıurfaspor'u Birinci Ligde düşünün, Şanlıurfa'nın ekonomisinin nasıl canlanacağını düşünün. Bugün Şanlıurfaspor Süper Ligde olsa Fenerbahçe gibi Galatasaray ve Beşiktaş gibi takımlar Şanlıurfa'ya gelecek, maç yapacak. 10 bin, 20 bin, 30 bin insan Şanlıurfa’ya akın edecek. Bunun esnafı kazanacak, bunun restoranı kazanacak, bunun otelcisi kazanacak. Taksicisi kazanacak, Şanlıurfa ekonomisi kazanacak. Ama maalesef ve maalesef biz Şanlıurfaspor'u heder ettik. Aldığım duyumlara göre herhalde Karaköprü Belediyespor'u Şanlıurfaspor'un yerine koymaya çalışıyorlar.



Elimizdekileri kaybediyoruz, hiç olmayanı getirip onun yerine koyuyoruz. Bu da Şanlıurfaspor için büyük bir kayıptır. İnşallah Şanlıurfaspor'a gönül verenler esnafı, Şanlıurfaspor'u seven herkesi ben bu konuda elini vicdanlarına koymalarını diliyorum. Ellerini vicdanlarına koysunlar, gerçekten bunların bu yaptıkları Şanlıurfaspor'a reva mıdır değil midir? Şanlıurfaspor  bunu hak etmiş midir? Bir şey söylemiyorum. Çünkü Şanlıurfalı halkım her şeyi benden daha iyi bilir." şeklinde ifade etti.

Murat Doğan / Urfa Değişim - Özel Haber

'Belediyecilikte sürekli gerideyiz' 63urfahaber.com
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mehmet karakeçili;
Mehmet karakeçili; "Ülkemiz bu zorlu süreçten anlının akıyla çıkacak!"
BAŞKAN BEYAZGÜL, GÜZELOĞLU'NU AĞIRLADI
BAŞKAN BEYAZGÜL, GÜZELOĞLU'NU AĞIRLADI