Göç çalışmalarını destekleyen kamu kuruluşlarıyla tecrübelerinin haritalandırılması ve 'İnsani müdahaleye dayanıklılık getirmede çok paydaşlı müdahale ve yerel yönetimlerin rolü' konularının ele alındığı çalıştayda konuşan Vali Tuna: “Küresel sorunlara yerel odaklı çözümler üretilmesi ve bölgesel işbirliklerinin kurulması, büyük önem arz etmektedir. Ancak bu sorunun çözümünde hareket noktası “küresel kardeşlik” olmalıdır. Biz ülke olarak bu husustaki samimiyetimizi net bir duruşla gösterdik. Ülkemiz özellikle Nisan 2011’den itibaren uyguladığı açık kapı politikasıyla çok sayıda Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı ülkemize sığınmaya başlamıştır. Bunun yanında ülkemizdeki siyasi, ekonomik istikrar ve olumlu gelişmeler de elbette bir çekim unsuru oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti, göçmenlerin sorunları için bütün imkânlarını seferber etmiş, yasal düzenlemeler ve kurumsal yapılanmalarla bu hususta kısa zamanda dinamik, sistemli ve planlı hareket ederek etkili ve verimli bir organizasyonla, kriz yönetimi hususundaki başarısını bütün dünyaya göstermiştir. Çünkü biz, dünyayı gurbet bilen bir ferasete, bütün insanlığı bir tarağın dişleri gibi eşit gören bir basirete sahip bir milletiz. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” şiarının esas alındığı köklü devlet geleneğimize sadakat gösteren devlet büyüklerimiz; bu hususta da insani değerlerde örnek teşkil edecek öncü bir role sahiptir” dedi.
Vali Tuna konuşmasını şöyle sürdürdü: “İçinde bulunduğumuz süreçte, birçok insanın hayatı ve özgürlüğü söz konusu olmadıkça ülkelerini terk etmeyecekleri ve bu tür olayların siyasi ya da sosyal tartışmaların dışında bir insanlık meselesi olduğu konusunda tüm dünyada farkındalık oluşturulması son derece önemlidir. Ve göç, mazlum insanların hayatta kalması için tek çare iken “insan hakları” konusunda çok hassas olduğunu her fırsatta dile getiren Batı ülkeleri de göçler konusunda üzerine düşeni yapmalıdır. İnsani değerlerde vicdan; çifte standart kabul etmez. Hiçbir maddi bedel; insan hayatından daha değerli olamaz. Hiçbir maddi bedel; gözyaşların dindirilmesinden, yaraların sarılmasından daha değerli olamaz. Dünyaya adalet ve muhabbetle hükmeden bir ecdadın torunları olarak; bizim vizyonumuzu kısa vadeli hesaplar, planlar, menfaatler, kârlar, dünyevi hırslar değil; bir insanı öldürmeyi bütün bir insanlığı öldürmekle eş değerde tutan ve yaradılanı Yaradan’dan ötürü seven yüreğimiz belirler. İşte bu yüzden biz, ahirete uzanan bir vizyona sahibiz. Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören devletimiz ve devlet büyüklerimiz için mazlumun yanında olmak, her şeyden önce vicdani bir mesele ve insan olmanın gereğidir. Ancak dünya çapında göçmenlerin ve yerinden edilmiş insanların sorunları konusunda farkındalık oluşturulması, bu insanlık dramına her ülkenin ortak olması; kalıcı çözüm için ve her şeyden önce insanlığımızın ölmemesi için şarttır. Bu hususta Şanlıurfa Valiliği olarak yüreğimizi ortaya koyduk. Gönül kapılarımız göçmen kardeşlerimize ebediyen açıktır. Çalışmalarımızı azimle yürütürken bu nezih toplantının bizlere rehnüma olacağına tüm kalbimle inanıyorum”
İki günlük çalıştayın sabah yapılan bölümüne Vali Güngör Azim Tuna’nın yanı sıra; Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, uluslararası kuruluşların temsilcileri, bazı il ve ilçelerin belediye başkanları ve çok sayıda yetkili isim katıldı.