Değerlendirmede, altın fiyatlarındaki yükselişin şirketin operasyonel verimliliğiyle birleşerek marjlarda genişleme sağladığı belirtildi. Ortalama gerçekleşen altın fiyatının ons başına 4.900 dolara ulaşmasının gelirler üzerinde güçlü bir etki yarattığı ifade edilirken, yan ürün katkılı tüm sürdürülebilir maliyetlerin (AISC) 1.029 dolara gerilemesinin maliyet avantajına işaret ettiği aktarıldı.
Bu maliyet avantajının, özellikle Cadia sahasındaki yüksek işleme kapasitesi ve artan tenör oranları sayesinde desteklendiği kaydedildi. Aynı dönemde bakır üretiminin yüzde 3 artışla 30 bin tona ulaştığı, 9 milyon onsluk rekor gümüş satışının da yan ürün kredileri üzerinden maliyetleri aşağı çektiği belirtildi.
Öte yandan, şirketin sezonluk faktörler nedeniyle üretim hacminde geçici bir gerileme yaşadığı ifade edildi. Buna karşın 8,8 milyar dolarlık nakit pozisyonu ve 3,2 milyar dolarlık net nakit durumu ile finansal yapının güçlü seyrini koruduğu vurgulandı. Bu seviyenin, yönetimin 1 milyar dolarlık hedef rasyosunun üzerinde olduğu ve şirketin döngü boyunca minimum 5 milyar dolar nakit bulundurma politikasının dış finansman ihtiyacını sınırladığı kaydedildi.
2026 yılına ilişkin beklentilerde ise şirketin 1,95 milyar dolarlık yatırım harcaması öngördüğü, 1,1 milyar dolarlık baz temettü ödemesi planladığı ve geliştirme faaliyetleri için 1,4 milyar dolarlık bütçe ayırdığı aktarıldı.
Üretim tarafında, Newmont’un 2026 yılı için 5,3 milyon ons altın üretim hedefini koruduğu belirtilirken, Tanami ve Lihir sahalarındaki maden planlaması ve hava koşulları nedeniyle operasyonların yılın ikinci yarısında yoğunlaşmasının beklendiği ifade edildi. Yılın ilk yarısında ise Cadia ve Ahafo South gibi yüksek tenörlü bölgelerin üretime daha fazla katkı sağladığı bildirildi.