İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren yerleşke, yok olma tehlikesi altındaki yerel tohumların korunması, çoğaltılması ve yeniden üretime kazandırılması hedefiyle çalışmalar yürütüyor. Son iki yılda 105 farklı grubu ağırlayan yerleşke, çocuklar ile lise ve üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen atölyeler sayesinde açık hava okuluna dönüştü.
Agroekoloji Koordinatörü Bişar İçli, yerleşkede yürütülen faaliyetlere ilişkin yaptığı değerlendirmede, çocukların toprak ve tohumla bağ kurmasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Yerleşkede bulunan tohum kütüphanesinin yerel tohumların korunması ve çoğaltılmasının yanı sıra çiftçilerle kurulacak ağlar aracılığıyla daha geniş kesimlere ulaştırılmasını amaçladığını ifade etti.
Yerleşkede agroekolojik tarım uygulamalarının hayata geçirildiğini kaydeden İçli, bu yaklaşımın geçmişten gelen kültürel tarım bilgisinin sürdürülmesine dayandığını söyledi. Yaklaşık 100 çeşit ürünün bulunduğu yerleşkede temel amacın tohum üretimi ve çoğaltılması olduğunu aktaran İçli, toprak verimliliğini artırmak için bazalt tozu kullandıklarını belirtti.
İçli, meşe külü, kadife çiçeği, reyhan ve çeşitli yeşilliklerden yararlanarak bitkileri zararlılar ve hastalıklara karşı doğal yöntemlerle koruduklarını ifade ederek, “Kimyasal yok, geleneksel ve ekolojik çözümler var” dedi.
Diyarbakır tarımının simgelerinden olan karpuz yetiştiriciliğinde geçmişte yaygın olarak kullanılan güvercin gübresi ve boranhane kültürünün yerleşkede yeniden canlandırıldığını anlatan İçli, güvercin gübresinin yağmur suyu depolarında doğal yöntemlerle fermente edilerek damlama sistemi aracılığıyla bostanlarda kullanıldığını kaydetti.
Yerleşkedeki ürün çeşitliliğine de değinen İçli, 14 farklı buğday çeşidinin bulunduğunu, bunların 5’inin geçmişten günümüze ulaşan kadim buğday türleri olduğunu söyledi. Buğdayın yanı sıra nohut, susam, kişniş, sarımsak, karpuz, kavun, salatalık, arpa ve mısır gibi birçok ürünün de yerleşkede üretildiğini belirtti.
Yerel tohumların yalnızca bir merkezde muhafaza edilmesinin yeterli olmadığını vurgulayan İçli, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçilerle güçlü bir iş birliği kurulması gerektiğini ifade etti. Çiftçilerin yerel tohum üretimine teşvik edilmesinin önemine dikkat çeken İçli, üreticiler arasında sağlanacak tohum alışverişinin yerel çeşitliliğin korunmasına katkı sunacağını belirterek, kadim tarım mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının bu şekilde mümkün olacağını söyledi.
Hibya Haber Ajansı