“Çin Halk Cumhuriyeti Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Kanunu” 1 Temmuz’da resmen yürürlüğe girecek.
Çin Devlet Konseyi Basın Ofisi bugün bir basın toplantısı düzenleyerek, söz konusu kanun ve ülkenin etnik işler alanındaki çalışmaları hakkında bilgi vererek gazetecilerin sorularını yanıtladı.
30 yılı aşkın süredir ÇKP Merkez Komitesi Siyasi Büro toplantısında incelenen ilk yasa tasarısı
Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Kanunu’nun hazırlanması, merkezinde Xi Jinping’in bulunduğu Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi tarafından belirlenen önemli siyasi ve hukuki görevlerden biri oldu. Ağustos 2023’te ÇKP Merkez Komitesi’nin 14. Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi’nin yasama planını onaylamasıyla, Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Kanunu bu dönemin yasama gündemine dahil edildi. Temmuz 2024’te düzenlenen ÇKP 20. Merkez Komitesi Üçüncü Genel Kurulu’nda, bu kanunun hazırlanması gerektiği açıkça belirtildi. Ağustos 2025’te ÇKP Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping’in başkanlığında yapılan ÇKP Merkez Komitesi Siyasi Büro toplantısında kanun tasarısı incelendi. Böylece bu tasarı, 30 yılı aşkın süredir Siyasi Büro toplantısında ele alınan ilk yasa tasarısı oldu.
Son 30 yılın önsöz içeren ilk kanunu
Basın toplantısında verilen bilgiye göre, Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Kanunu, yeni dönemde Anayasa’nın ilgili hükümlerinin uygulanması, etnik işlerin yürütülmesi ve bu alandaki çalışmaların ilerletilmesi açısından temel nitelikte bir düzenleme olarak değerlendiriliyor. Kanunda özel bir önsöze yer verilmesinin, söz konusu düzenlemenin siyasi niteliği, ilkesel yönü ve yol gösterici işlevi bakımından önem taşıdığı belirtildi.
2025’te beş özerk bölgenin GSYİH’sı 8,66 trilyon yuana ulaştı
2012’den 2025’e kadar İç Moğolistan Özerk Bölgesi, Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi, Xizang Özerk Bölgesi, Ningxia Hui Özerk Bölgesi ve Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nden oluşan beş özerk bölgenin gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) 3,25 trilyon yuandan 8,66 trilyon yuana yükseldi. Bu gelişmenin, farklı etnik gruplara mensup halkların Çin tarzı modernleşme sürecine ortak katılımını yansıttığı ifade edildi.
Xinjiang’da “zorla çalıştırma” iddialarına yanıt
Basın toplantısında bir gazeteci, bazı Batılı medya kuruluşlarında yer alan Çin’in Xinjiang’daki azınlık halkları “zorla çalıştırdığı” ve “zorla göç ettirdiği”, ancak Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Kanunu’nun “iletişim, değişim ve entegrasyonun teşvik edilmesi” bölümünde ise bölgeler arası istihdam ve girişimcilik yapan vatandaşların yasal haklarının güvence altına alınmasına açıkça yer verildiğini hatırlatarak, bu uygulamaların “zorla çalıştırma” iddialarıyla ilişkilendirilmesinin nasıl değerlendirildiğini sordu.
ÇKP Merkez Komitesi Birleşik Cephe Çalışma Departmanı Başkan Yardımcısı ve Devlet Etnik İşler Komisyonu Başkanı Chen Ruifeng, kanunun bölgeler arası istihdam ve girişimcilik yapan vatandaşların yasal haklarının korunmasını açıkça öngördüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu yasal düzenlemeler esas olarak 25. maddede belirlenmektedir. Bu düzenlemenin amacı, çeşitli etnik gruplara mensup halkların eşit gelişim haklarını korumak, gelir kaynaklarını genişletmek, etnik gruplar arası iletişim, değişim ve entegrasyonu teşvik etmektir; bu süreçte tamamen gönüllülük, çift yönlü seçim, yasalara uygunluk ve özgür hareket ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalınmaktadır. Xinjiang’daki işgücü transferi ve istihdamı, çeşitli etnik gruplara mensup halkların isteklerine saygı gösterilerek gerçekleşmektedir; amacı, çeşitli etnik gruplara mensup halklara daha fazla iş fırsatı sağlamak ve ekonomik gelirlerini artırmaktır. Bölgenin dışında çalışan tüm Xinjianglı vatandaşlar, aile yaşamlarını iyileştirme ve kendi becerilerini geliştirme isteğine dayanarak gönüllü olarak başvurmuşlardır; sözde "zorla göç ettirme" veya "zorla çalıştırma" diye bir şey kesinlikle yoktur ve bu tür iddialar son derece asılsız ve gülünçtür.”
Kanunun “azınlıkları asimile etmeyi” amaçladığı iddialarına yanıt
Bir gazeteci, son dönemde bazı yurt dışı kuruluşların Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Kanunu’nun “azınlıkları asimile etmeyi” amaçladığını öne sürdüğünü ve Çin’e insan hakları yaptırımları uygulanması çağrısında bulunduğunu hatırlatarak, bu iddialara ilişkin değerlendirmeyi sordu.
Çin Ulusal Halk Meclisi Daimi Komitesi Üyesi ve Ulusal Halk Meclisi Etnik İşler Komitesi Başkanı Bayinchaolu şöyle yanıtladı:
“Bu kanun kabul edildikten sonra, ülke çapında tüm etnik gruplara mensup halkların kararlı desteğini kazandı. Buna rağmen bazı Batılı kurumlar ve dış güçler, etnik meseleleri kullanarak Çin'in insan hakları durumunu karalamaya ve yanlış bilgiler yaymaya devam etmektedir. Bu durum Çin hakkındaki önyargıları ve bilgi eksikliğini yansıtmaktadır. İlgili kuruluşların yaptığı açıklamalar, Çin'in etnik bölgelerde ve çalışmalarında elde ettiği büyük başarıları göz ardı ederek, Çin'in etnik politikaları ve hukuk sistemi inşasına yönelik haksız eleştiriler ve asılsız suçlamalar içermektedir. Bu, Çin'in içişlerine kaba bir müdahaledir. Buna şiddetle karşı çıkıyor ve kesinlikle reddediyoruz.
Burada iki örnek vermek istiyorum. Biri ekonomik açıdan, ülke çapındaki etnik özerk bölgelerdeki 420 yoksul ilçe, beş özerk bölge ile Guizhou, Yunnan ve Qinghai'deki 31,21 milyon yoksul kişi planlandığı şekilde yoksulluktan tamamen kurtulmuş; azınlık halklar ve etnik bölgeler, tüm ülkeyle birlikte orta halli refah toplumu inşasını tamamlamıştır. Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve orta halli refah toplum inşası yolunda hiçbir etnik grup geride kalmamış, hiç kimse dışlanmamıştır; şimdi Çin tarzı modernleşme inşası ilerletilirken de aynı şekilde hiçbir etnik grup ve hiç kimse dışarıda bırakılamaz. Bu tür başarıya hangi ülke veya hangi parti kavuşabilir? Özellikle etnik bölgelerdeki eğitim, sağlık, ulaşım, su ve elektrik gibi temel kamu hizmetleri ve altyapı inşası daha da güçlenmiştir; en ücra bölgeler ve sınır bölgeleri dahil her yerde internet ağı bulunmaktadır. Bu başarılar herkesin gözü önündedir. Arkadaşların daha fazla gezip görmesini, gerçekleri kendi gözleriyle teyit etmesini öneriyorum.
Kültür açısından da bir örnek vereyim: Potala Sarayı, Jokhang Tapınağı ve Norbulingka gibi çok sayıda kültürel mirasın korunması için büyük miktarda fon yatırılmıştır; kaybolmaya yüz tutmuş "Kutadgu Bilig" ve "Divânü Lugâti't-Türk" gibi eski eserler Çince ve Uygurca çevrilerek derlenmiş ve yayımlanmıştır; 3 binden fazla değerli kültürel eser kurtarma amaçlı korunmuş ve restore edilmiştir. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne giren 45 Çin projesinden üçte birinden fazlası azınlık kültürüyle ilgilidir. Bu tarihi ve günümüze ait gerçekler, Çin'e özgü etnik konuları ele alma yolunun tamamen doğru olduğunu yeterince kanıtlamaktadır.”
Hibya Haber Ajansı