Kemal Kılıçdaroğlu 990 alarak Yeniden CHP Genel Başkanı Seçildi

CHP 35. Olağan Kurultayı'nda tek aday olarak giren Kemal Kılıçdaroğlu, 990 geçerli oyun tamamını alarak yeniden genel başkan seçildi. 248 oy geçersiz sayıldı.

SİYASET - 17-01-2016 12:29

CHP'nin 35. Olağan Kurultayı'nda 990 oy alan Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden genel başkan seçildi. CHP Olağan Kurultayı'nda sonuçları okuyan Divan Başkanı Murat Karayalçın, 1238 delegenin kullandığı 990 geçerli oyun tamamını alan Kılıçdaroğlu'nun yeniden başkan seçildiği açıkladı. Karayalçın geçersiz oy sayısı ise 248 olduğunu belirtti. Karayalçın, Kılıçdaroğlu'nun teşekkür konuşmasını yarın yapacağını duyurdu.

 

 

 

CHP 21 HEDEF BELİRLEDİ

 

CHP 35. Kurultay Sonuç Bildirgesi açıklandı. Türkiye'nin bugün ihtiyacını duyduğu dördüncü devrimin 'özgürlükçü demokrasi' olduğu vurgulanan bildirgede önümüzdeki dönem için 21 hedef belirlendi. Bildirgede "parlamenter sistem" vurgusu yapıldı, teröre karşı insan haklarına saygılı bir güvenlik politikasının oluşturulması gerektiği belirtildi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 35. Olağan Kurultay Sonuç Bildirgesi açıklandı. Bildirgede CHP'nin önümüzdeki dönemde belirlediği hedefler;

 

"-Parti devleti düzenine son verilecek, saydam ve hesap verebilir bir hukuk devleti kurulmalıdır.

 

-Yargı, siyasetin ve her türlü güç odağının kontrolünden kurtarılmalı, 'özel güdümlü' yargı uygulamalarına son verilmeli, yargı bağımsızlığı tam olarak sağlanmalıdır.

 

-Darbe hukuku ve onu tahkim eden tüm düzenlemeler kaldırılmalı, hak ve özgürlükler hiçbir ayrım yapmaksızın tüm yurttaşlarımız için kesin güvence altına alınmalıdır.

 

-Siyasi Partiler Yasası ve seçim yasaları, milli iradenin kusursuz temsilini sağlamak üzere değiştirilmeli, lider sultasına son verilerek milletin vekilini milletin seçeceği, halkın iradesinin Meclis'te baraja takılmadan temsil edilebileceği demokratik siyaset rejimi getirilmelidir.

 

-Kuvvetleri tek elde toplamaya dönük girişimler boşa çıkarılarak, kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter demokrasi güçlü ve etkin kılınmalıdır. Parlamento güçlendirilmeli, parlamento üzerindeki her türlü vesayete son verilmelidir.

 

-Merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluk paylaşımı, halkın ihtiyaçlarını gözeterek, en üst düzeyde katılım sağlanabilecek şekilde belirlenmelidir. Yerel yönetimler güçlendirilmeli, bu doğrultuda ilk adım olarak Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerindeki şerhler kaldırılmalıdır.

 

 

 

-Cumhurbaşkanlığı makamı, Anayasayı çiğneyen pozisyondan kurtarılmalı, Anayasal sınırlar içine çekilerek, demokratik süreç içerisinde anayasaya saygılı bir Cumhurbaşkanı'nın göreve gelmesi sağlanmalıdır.

 

-Düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlükleri başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

 

-Aileden başlayarak, hayatın her alanında ve devlette her türlü otoriterleşmeye son verilmelidir.

 

-Basın özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalı, tutuklu gazeteciler ayıbına son verilmeli, medya 4. kuvvet olarak anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

 

-Kürt sorunu salt güvenlikçi politikalarla çözülemez. Toplumsal barış, yalancı çözüm süreçleri ile inşa edilemez. Etnik köken ve inanç temelinde siyaset kıskacına alınmış olan sorun, barışın toplumsallaştırılmasını hedefleyen Üçüncü Yol Perspektifi ile aşılmalıdır. Kürt sorunu eşit yurttaşlık temelinde, milletin temsil edildiği TBMM zemininde toplumsal uzlaşma ve ortak akıl ekseninde çözülmelidir.

 

-Laiklik, inançların ve yaşam tarzlarının güvencesidir. Devletin tüm inançlara saygılı, tüm inançlara eşit mesafede olacağı bir laiklik anlayışı güçlü bir şekilde kurulmalıdır.

 

-Her türlü ayrımcılığa ve ekonomik, toplumsal, siyasal eşitsizliklere karşı topyekûn mücadele edilmelidir. Hak ve eşitlik temelinde kadınlar ve gençler desteklenmeli, engellilere ve toplumun dezavantajlı kesimlerine fırsat eşitliği sağlanmalıdır.

 

-Kalkınmayı yalnızca zenginleşme olarak anlayan yaklaşıma son verilmeli, insani kalkınma öncelikleri gözetilmelidir. Yüksek teknolojiye dayalı, yüksek katma değerli üretim yapan, kalkınmanın merkezine insanı koyan, güçlü ekonomi ile zengin bir refah toplumu yaratılmalıdır.

 

-İnsanı, çevreyi ve doğal yaşamı yok sayan, para kazanma hırsını her türlü toplumsal, insani değerin önüne koyan üretim anlayışına son verilmelidir. Ku¨resel ısınma ve çevre kirliliğine karşı ekonomide dönüşüm ve su¨rdu¨ru¨lebilirlik sağlanmalıdır.

 

-Sosyal devlet kurulmalı, hak temelli uygulamalarla zenginliğin adaletli paylaşımı ve sosyal adalet sağlanmalıdır.

 

-Eğitim reformuyla, aklın ve bilimsel düşüncenin egemen olduğu, bilgi çağını yakalamış, evrensel değerlerle donatılmış bir eğitim sistemi kurulmalı, eğitim kalkınmanın temeli ve motor gücü olarak çağdaş bir anlayışla ele alınmalıdır.

 

-Üniversitelerin üzerindeki iktidar baskısı kaldırılmalı, akademik özgürlüğün temel koşulları sağlanmalıdır.

 

-Sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanmak her yurttaşın anayasal hakkıdır. Ücretsiz ve kaliteli sağlık hizmeti sağlayan, sosyal adaleti temel alan bir sağlık politikası inşa edilmelidir.

 

- 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesi ekseninde, yayılmacı ve maceracı tuzaklara düşmeden, komşularla iyi ilişkileri esas alan, AB üyeliğini hedefleyen, inanç ve mezhep odaklı siyaseti dışlayan bir dış politika oluşturulmalıdır.

 

-Ülkenin her yerinde huzur ve barışın tesis edildiği, terör saldırıları karşısında vatandaşların can güvenliğinin sağlandığı, insan haklarına saygılı bir güvenlik politikası oluşturulmalıdır."

 

DAKİKA DAKİKA KURULTAY HEYECANI:

 

CHP'nin 35. Kurultayı Ankara Arena Spor Salonu'nda başladı. İlk olarak kurultay için hazırlanan özel video gösterimi yapıldı. Kemal Kılıçdaroğlu ilk 3 maddeyi yerine getirmek için kürsüye davet edildi. Çoğunluğun olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Ülkemize milletimize ve dünyaya hayırlı olsun." dedi.Kılıçdaroğlu, bu ülkeye emek verenler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, CHP şehitleri, çocuklar, gençler ve tüm şehitler için bu ülkenin bütün insanlığı için herkesi saygı duruşuna davet etti. Kılıçdaroğlu, kurultay başkanı ile ilgili ulaşan öneriyi okudu. Kılıçdaroğlu'na rakip olarak çıkan tek aday Mustafa Balbay'ın yeterli imzayı toplayamadığı öğrenildi.

 

 

 

AK PARTİ TEMSİLCİLERİ SALONU TERK ETTİ

 

Tek aday olan Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı kurultay konuşmasında başkanlık tartışmalarına sert eleştirilerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik 'Diktatör bozuntusu senin için şeref ve namus ne anlama geliyor' ifadesinden sonra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve beraberindekiler Kurultay salonunu terk etti.

 

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları;

 

SİLAHLAR DEPOLANIRKEN NE YAPTINIZ? TÜRKİYE NEYİN BEDELİNİ ÖDÜYOR,

 

- Silah bırakmayan bir örgütle nasıl anlaşacaksın, nasıl barışı sağlayacaksın? Terör örgütü silahları depoladı. Eğitimini yaptılar. AKP sadece seyretti. Kimse bunlara dokunmayacak dedi. Mahkemeler kurdular, vergi daireleri kurdular sesleri çıkmadı. 78 milyon insanımın vicdanına sesleniyorum. Köyler, şehirler silah deposu haline gelirken iktidarda kim vardı? Bu işin sorumlusu bu ülkeyi yönetenler. Neyin bedelini ödüyor Türkiye? " dedi.

 

- Bugün can güvenliği her şeyin önüne geçti. İnsanlar açlığı, yoksulluğu, işsizliği düşünmüyor; ne olacak bu ülkenin hali diye düşünüyor, benim can güvenliğim var mı diye düşünüyor. Acı bir gerçeği Erdoğan'ın dilinden sunacağım. Bir TV programında şunları dedi: "Çözüm sürecini güneydoğuda, kısmen doğuda silah stoklaşma süreci olarak değerlendirdiler." Kim söylüyor, Cumhurbaşkanı söylüyor. Demek ki silahların nereye stoklandığını biliyorlardı.

 

- 2002'de sıfır terörle ülkeyi aldılar. Bugün kan gölüne dönen bir Türkiye var. Bizim bunu sorgulamamız lazım. Sorgulayalım ki demokrasinin hakkını verelim, sorgulayalım ki bu sorunu nasıl çözeceğiz onu bilelim.

 

- Bizler, hiçbir ayrımı kabul etmiyoruz. Kimlik siyaseti yapmadık. Senin kimliğin senin şerefin, senin onurundur. Kürt kimliğinle onur, gurur duyabilirsin. Hiç kimse senin kimliğini sorgulamayacak. Senin en temiz duygularınla oynadılar. Barışı getiriyoruz dediler, bugün ülkeyi kan gölüne çevirdiler.

 

- Toplumsal barışımız dinamitlenmiştir. Bunu sağlayacak tek parti vardır o da CHP'dir. Biz bu ülkeyi birlikte kurduk. Biz bu ülkede birlikte yaşadık, yaşıyoruz, yaşayacağız. Hiçbir yurttaşımızın ötekileştirilmesini istemiyoruz.

 

 

 

- Son günlerde bir tartışma daha var: Anayasa. Darbe döneminde çıkarılan yasalar topluma dar geliyor. Toplum özgürlükçü bir demokrasi istiyor. Evet, darbe hukuku ortadan kaldırılmalı. Hiçbir kaygımız, kuşkumuz yok. Darbe yasalarının arkasına saklananlar, yeni bir darbe anlayışını Türkiye'ye dayatmasınlar.

 

- Yasa değişiyor, adı değişiyor ama o yasanın darbeci ruhu değişmiyor. Anayasa diyor ki, "basın hürdür, sansür edilemez" diyor. Bugün basın hür mü? Basın özgür olsaydı, o gazeteciler doğru haber yaptığı için tutuklu olur muydu?

 

- Onların niyeti açıkça söylüyorum, onların niyeti darbe hukukunu tahkim etmek. Başkanlık sistemini getirmek istiyorlar. Onlar patronlu bir başkanlık sistemini istiyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz. Herkes bilsin. Ne oldu da patronlu başkanlık sistemini istiyorlar?

 

 

 

GAZETECİ CAN DÜNDAR VE ERDEM GÜL'ÜN MEKTUBU OKUNDU

 

Divan Başkanlığı'na Murat Karayalçın önerildi. Başka bir talep olmayan oylamada oy birliği ile Murat Karayalçın divan başkanı seçildi. Karayalçın, başkanlık divanının oluşumu için kendisine verilmiş olan önergeyi okumadan önce Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine verdiği Can Dürdan ve Erdem Gül'ün Silivri'den gönderdiği mektubu okudu.

 

Can Dündar ve Erdem Gül'ün gönderdiği mektupta şu ifadeler yer alıyor: "CHP'nin 35. Kurultayı medyanın en ağır döneminde toplanıyor. Biz o baskıya direnen halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunan gazeteciler olarak 52 gündür Silivri'de hapis yapıyoruz. Tutukluluk koşullarında bile direnmeye korkutma çabalarına inat doğru bildiklerimizi daha gür yazıp söylemeye devam ediyoruz. Bu mücadelemizde ilk günden beri bizi hiç yalnız bırakmayın başta genel başkan kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm milletvekili ve vefakar örgütlerine içtenlikle teşekkür ediyoruz. Özgür ve demokratik bir Türkiye'nin inşasında bağımsız ve cesur basının önemini hatırlatıyor kurultaya başarılar diliyoruz."

 

Öte yandan Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi'nin kurultaya gönderdiği mesaj da okundu. Mesajda şu ifadeler yer aldı: "En zor anımda acımı paylaşma duyarlılığı gösterdiğiniz için teşekkür ederim."

 

Olağanüstü güvenlik tedbirlerinin alındığı kongre salonunun etrafından delegeler ve katılımcılar arama noktalarından geçerek salona girebiliyor. Kurultay Salonu'nda pankartlar ve afişler dikkat çekti. Salonda CHP'nin 7 genel başkanının fotoğrafları yer alıyor.

 

 

 

MUHARREM İNCE: KILIÇDAROĞLU'NUN TEKLİFİNİ GERİ ÇEVİRDİM

 

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün akşam kendisini arayarak birlikte çalışmak istediğini söyledi açıkladı. İnce, "Gittim. Benimle çalışabileceğini, bir sıkıntı olmadığını, parti meclisinde, MYK'da bulunabileceğimi söyledi. Ben de 'yönetim anlayışında bir değişiklik yok, anlıyorum ki, siz aynı yönetim anlayışına devam edeceksiniz, bu anlayıştan başarı çıkmaz. Dolayısıyla ben bunun bir parçası olmak istemiyorum' dedim. Ben çünkü o kurultaydan öncesi grup başkanvekilliğinde 4,5 sene o MYK'da ve parti meclisinde bulundum. Oradan bir başarı olacağına inanmıyorum. Çünkü yönetim anlayışıyla ilgili benim itirazlarım var. Değişimin sadece MYK ile sınırlı kalması başarı getirmez. Ben toptan tepeden itibaren değişim istiyorum." diye konuştu.

 

KURULTAY 2 GÜN SÜRECEK

 

Kurultayda ilk gün Genel Başkan seçimi yapılacak. CHP'nin 1200 delegesi bulunuyor ve en az 120 imzayı toplayan isimler kurultayda genel başkanlığa aday olabilecek. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına aday olarak çıkan İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın 120 imzayı bulamadığı belirtildi. Kurutay 2 gün sürecek.

 

Kurultaya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken katıldı. CHP'nin 35. Olağan Kurultayı'nda 990 oy alan Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden genel başkan seçildi. CHP Olağan Kurultayı'nda sonuçları okuyan Divan Başkanı Murat Karayalçın, 1238 delegenin kullandığı 990 geçerli oyun tamamını alan Kılıçdaroğlu'nun yeniden başkan seçildiği açıkladı. Karayalçın geçersiz oy sayısı ise 248 olduğunu belirtti. Karayalçın, Kılıçdaroğlu'nun teşekkür konuşmasını yarın yapacağını duyurdu.

CHP 21 HEDEF BELİRLEDİ

CHP 35. Kurultay Sonuç Bildirgesi açıklandı. Türkiye'nin bugün ihtiyacını duyduğu dördüncü devrimin 'özgürlükçü demokrasi' olduğu vurgulanan bildirgede önümüzdeki dönem için 21 hedef belirlendi. Bildirgede "parlamenter sistem" vurgusu yapıldı, teröre karşı insan haklarına saygılı bir güvenlik politikasının oluşturulması gerektiği belirtildi.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 35. Olağan Kurultay Sonuç Bildirgesi açıklandı. Bildirgede CHP'nin önümüzdeki dönemde belirlediği hedefler;

"-Parti devleti düzenine son verilecek, saydam ve hesap verebilir bir hukuk devleti kurulmalıdır.

-Yargı, siyasetin ve her türlü güç odağının kontrolünden kurtarılmalı, 'özel güdümlü' yargı uygulamalarına son verilmeli, yargı bağımsızlığı tam olarak sağlanmalıdır.

-Darbe hukuku ve onu tahkim eden tüm düzenlemeler kaldırılmalı, hak ve özgürlükler hiçbir ayrım yapmaksızın tüm yurttaşlarımız için kesin güvence altına alınmalıdır.

-Siyasi Partiler Yasası ve seçim yasaları, milli iradenin kusursuz temsilini sağlamak üzere değiştirilmeli, lider sultasına son verilerek milletin vekilini milletin seçeceği, halkın iradesinin Meclis'te baraja takılmadan temsil edilebileceği demokratik siyaset rejimi getirilmelidir.

-Kuvvetleri tek elde toplamaya dönük girişimler boşa çıkarılarak, kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter demokrasi güçlü ve etkin kılınmalıdır. Parlamentogüçlendirilmeli, parlamento üzerindeki her türlü vesayete son verilmelidir.

-Merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluk paylaşımı, halkın ihtiyaçlarını gözeterek, en üst düzeyde katılım sağlanabilecek şekilde belirlenmelidir. Yerel yönetimler güçlendirilmeli, bu doğrultuda ilk adım olarak Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerindeki şerhler kaldırılmalıdır.

-Cumhurbaşkanlığı makamı, Anayasayı çiğneyen pozisyondan kurtarılmalı, Anayasal sınırlar içine çekilerek, demokratik süreç içerisinde anayasaya saygılı bir Cumhurbaşkanı'nın göreve gelmesi sağlanmalıdır.

-Düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlükleri başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

-Aileden başlayarak, hayatın her alanında ve devlette her türlü otoriterleşmeye son verilmelidir.

-Basın özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalı, tutuklu gazeteciler ayıbına son verilmeli, medya 4. kuvvet olarak anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.

-Kürt sorunu salt güvenlikçi politikalarla çözülemez. Toplumsal barış, yalancı çözüm süreçleri ile inşa edilemez. Etnik köken ve inanç temelinde siyaset kıskacına alınmış olan sorun, barışın toplumsallaştırılmasını hedefleyen Üçüncü Yol Perspektifi ile aşılmalıdır. Kürt sorunu eşit yurttaşlık temelinde, milletin temsil edildiği TBMM zemininde toplumsal uzlaşma ve ortak akıl ekseninde çözülmelidir.

-Laiklik, inançların ve yaşam tarzlarının güvencesidir. Devletin tüm inançlara saygılı, tüm inançlara eşit mesafede olacağı bir laiklik anlayışı güçlü bir şekilde kurulmalıdır.

-Her türlü ayrımcılığa ve ekonomik, toplumsal, siyasal eşitsizliklere karşı topyekûn mücadele edilmelidir. Hak ve eşitlik temelinde kadınlar ve gençler desteklenmeli, engellilere ve toplumun dezavantajlı kesimlerine fırsat eşitliği sağlanmalıdır.

-Kalkınmayı yalnızca zenginleşme olarak anlayan yaklaşıma son verilmeli, insani kalkınma öncelikleri gözetilmelidir. Yüksek teknolojiye dayalı, yüksek katma değerli üretim yapan, kalkınmanın merkezine insanı koyan, güçlü ekonomi ile zengin bir refah toplumu yaratılmalıdır.

-İnsanı, çevreyi ve doğal yaşamı yok sayan, para kazanma hırsını her türlü toplumsal, insani değerin önüne koyan üretim anlayışına son verilmelidir. Ku¨resel ısınma ve çevre kirliliğine karşı ekonomide dönüşüm ve su¨rdu¨ru¨lebilirlik sağlanmalıdır.

-Sosyal devlet kurulmalı, hak temelli uygulamalarla zenginliğin adaletli paylaşımı ve sosyal adalet sağlanmalıdır.

-Eğitim reformuyla, aklın ve bilimsel düşüncenin egemen olduğu, bilgi çağını yakalamış, evrensel değerlerle donatılmış bir eğitim sistemi kurulmalı, eğitim kalkınmanın temeli ve motor gücü olarak çağdaş bir anlayışla ele alınmalıdır.

-Üniversitelerin üzerindeki iktidar baskısı kaldırılmalı, akademik özgürlüğün temel koşulları sağlanmalıdır.

-Sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanmak her yurttaşın anayasal hakkıdır. Ücretsiz ve kaliteli sağlık hizmeti sağlayan, sosyal adaleti temel alan bir sağlık politikası inşa edilmelidir.

- 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesi ekseninde, yayılmacı ve maceracı tuzaklara düşmeden, komşularla iyi ilişkileri esas alan, AB üyeliğini hedefleyen, inanç ve mezhep odaklı siyaseti dışlayan bir dış politika oluşturulmalıdır.

-Ülkenin her yerinde huzur ve barışın tesis edildiği, terör saldırıları karşısında vatandaşların can güvenliğinin sağlandığı, insan haklarına saygılı bir güvenlik politikası oluşturulmalıdır."

DAKİKA DAKİKA KURULTAY HEYECANI:

CHP'nin 35. Kurultayı Ankara Arena Spor Salonu'nda başladı. İlk olarak kurultay için hazırlanan özel video gösterimi yapıldı. Kemal Kılıçdaroğlu ilk 3 maddeyi yerine getirmek için kürsüye davet edildi. Çoğunluğun olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Ülkemize milletimize ve dünyaya hayırlı olsun." dedi.Kılıçdaroğlu, bu ülkeye emek verenler, Gazi Mustafa Kemal Atatürkİsmet İnönüBülent Ecevit, CHP şehitleri, çocuklar, gençler ve tüm şehitler için bu ülkenin bütün insanlığı için herkesi saygı duruşuna davet etti. Kılıçdaroğlu, kurultay başkanı ile ilgili ulaşan öneriyi okudu. Kılıçdaroğlu'na rakip olarak çıkan tek aday Mustafa Balbay'ın yeterli imzayı toplayamadığı öğrenildi.

AK PARTİ TEMSİLCİLERİ SALONU TERK ETTİ

Tek aday olan Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı kurultay konuşmasında başkanlık tartışmalarına sert eleştirilerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik 'Diktatör bozuntusu senin için şeref ve namus ne anlama geliyor' ifadesinden sonra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve beraberindekiler Kurultay salonunu terk etti.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları;

SİLAHLAR DEPOLANIRKEN NE YAPTINIZ? TÜRKİYE NEYİN BEDELİNİ ÖDÜYOR,

- Silah bırakmayan bir örgütle nasıl anlaşacaksın, nasıl barışı sağlayacaksın? Terör örgütü silahları depoladı. Eğitimini yaptılar. AKP sadece seyretti. Kimse bunlara dokunmayacak dedi. Mahkemeler kurdular, vergi daireleri kurdular sesleri çıkmadı. 78 milyon insanımın vicdanına sesleniyorum. Köyler, şehirler silah deposu haline gelirken iktidarda kim vardı? Bu işin sorumlusu bu ülkeyi yönetenler. Neyin bedelini ödüyor Türkiye? " dedi.

- Bugün can güvenliği her şeyin önüne geçti. İnsanlar açlığı, yoksulluğu, işsizliği düşünmüyor; ne olacak bu ülkenin hali diye düşünüyor, benim can güvenliğim var mı diye düşünüyor. Acı bir gerçeği Erdoğan'ın dilinden sunacağım. Bir TV programında şunları dedi: "Çözüm sürecini güneydoğuda, kısmen doğuda silah stoklaşma süreci olarak değerlendirdiler." Kim söylüyor, Cumhurbaşkanısöylüyor. Demek ki silahların nereye stoklandığını biliyorlardı.

- 2002'de sıfır terörle ülkeyi aldılar. Bugün kan gölüne dönen bir Türkiye var. Bizim bunu sorgulamamız lazım. Sorgulayalım ki demokrasinin hakkını verelim, sorgulayalım ki bu sorunu nasıl çözeceğiz onu bilelim.

- Bizler, hiçbir ayrımı kabul etmiyoruz. Kimlik siyaseti yapmadık. Senin kimliğin senin şerefin, senin onurundur. Kürt kimliğinle onur, gurur duyabilirsin. Hiç kimse senin kimliğini sorgulamayacak. Senin en temiz duygularınla oynadılar. Barışı getiriyoruz dediler, bugün ülkeyi kan gölüne çevirdiler.

- Toplumsal barışımız dinamitlenmiştir. Bunu sağlayacak tek parti vardır o da CHP'dir. Biz bu ülkeyi birlikte kurduk. Biz bu ülkede birlikte yaşadık, yaşıyoruz, yaşayacağız. Hiçbir yurttaşımızın ötekileştirilmesini istemiyoruz.

- Son günlerde bir tartışma daha var: Anayasa. Darbe döneminde çıkarılan yasalar topluma dar geliyor. Toplum özgürlükçü bir demokrasi istiyor. Evet, darbe hukuku ortadan kaldırılmalı. Hiçbir kaygımız, kuşkumuz yok. Darbe yasalarının arkasına saklananlar, yeni bir darbe anlayışını Türkiye'ye dayatmasınlar.

- Yasa değişiyor, adı değişiyor ama o yasanın darbeci ruhu değişmiyor. Anayasa diyor ki, "basın hürdür, sansür edilemez" diyor. Bugün basın hür mü? Basın özgür olsaydı, o gazeteciler doğru haber yaptığı için tutuklu olur muydu?

- Onların niyeti açıkça söylüyorum, onların niyeti darbe hukukunu tahkim etmek. Başkanlık sistemini getirmek istiyorlar. Onlar patronlu bir başkanlık sistemini istiyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz. Herkes bilsin. Ne oldu da patronlu başkanlık sistemini istiyorlar?

GAZETECİ CAN DÜNDAR VE ERDEM GÜL'ÜN MEKTUBU OKUNDU

Divan Başkanlığı'na Murat Karayalçın önerildi. Başka bir talep olmayan oylamada oy birliği ile Murat Karayalçın divan başkanı seçildi. Karayalçın, başkanlık divanının oluşumu için kendisine verilmiş olan önergeyi okumadan önce Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine verdiği Can Dürdan ve Erdem Gül'ün Silivri'den gönderdiği mektubu okudu.

Can Dündar ve Erdem Gül'ün gönderdiği mektupta şu ifadeler yer alıyor: "CHP'nin 35. Kurultayı medyanın en ağır döneminde toplanıyor. Biz o baskıya direnen halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunan gazeteciler olarak 52 gündür Silivri'de hapis yapıyoruz. Tutukluluk koşullarında bile direnmeye korkutma çabalarına inat doğru bildiklerimizi daha gür yazıp söylemeye devam ediyoruz. Bu mücadelemizde ilk günden beri bizi hiç yalnız bırakmayın başta genel başkan kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm milletvekili ve vefakar örgütlerine içtenlikle teşekkür ediyoruz. Özgür ve demokratik bir Türkiye'nin inşasında bağımsız ve cesur basının önemini hatırlatıyor kurultaya başarılar diliyoruz."

Öte yandan Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi'nin kurultaya gönderdiği mesaj da okundu. Mesajda şu ifadeler yer aldı: "En zor anımda acımı paylaşma duyarlılığı gösterdiğiniz için teşekkür ederim."

Olağanüstü güvenlik tedbirlerinin alındığı kongre salonunun etrafından delegeler ve katılımcılar arama noktalarından geçerek salona girebiliyor. Kurultay Salonu'nda pankartlar ve afişler dikkat çekti. Salonda CHP'nin 7 genel başkanının fotoğrafları yer alıyor.

MUHARREM İNCE: KILIÇDAROĞLU'NUN TEKLİFİNİ GERİ ÇEVİRDİM

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün akşam kendisini arayarak birlikte çalışmak istediğini söyledi açıkladı. İnce, "Gittim. Benimle çalışabileceğini, bir sıkıntı olmadığını, parti meclisinde, MYK'da bulunabileceğimi söyledi. Ben de 'yönetim anlayışında bir değişiklik yok, anlıyorum ki, siz aynı yönetim anlayışına devam edeceksiniz, bu anlayıştan başarı çıkmaz. Dolayısıyla ben bunun bir parçası olmak istemiyorum' dedim. Ben çünkü o kurultaydan öncesi grup başkanvekilliğinde 4,5 sene o MYK'da ve parti meclisinde bulundum. Oradan bir başarı olacağına inanmıyorum. Çünkü yönetim anlayışıyla ilgili benim itirazlarım var. Değişimin sadece MYK ile sınırlı kalması başarı getirmez. Ben toptan tepeden itibaren değişim istiyorum." diye konuştu.

KURULTAY 2 GÜN SÜRECEK

Kurultayda ilk gün Genel Başkan seçimi yapılacak. CHP'nin 1200 delegesi bulunuyor ve en az 120 imzayı toplayan isimler kurultayda genel başkanlığa aday olabilecek. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına aday olarak çıkan İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın 120 imzayı bulamadığı belirtildi. Kurutay 2 gün sürecek.

Kurultaya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken katıldı.

 

Günün Diğer Haberleri