Türkiye-AB Zirvesi Avrupa Basınını Öfkelendirdi

Türkiye - AB zirvesinin sonuçları Avrupa basınını memnun etmedi. Türkiye'nin işbirliği bedelini yükseltmesi Avrupa gazetelerinin yorumlarında eleştiriliyor.

DÜNYA - 08-03-2016 17:35

Türkiye-AB zirvesinin sonuçları  Avrupa basını tarafından tepkiyle karşılandı.

 

10 GÜN SONRAYA ERTELENDİ

 

Avrupa yönündeki mülteci akınını frenlemek amacıyla  Brüksel'de düzenlenen  Avrupa Birliği ile  Türkiye arasındaki zirvede,  Türkiye'nin ek öneri ve taleplerde bulunması üzerine nihai anlaşma 10 gün sonraki AB zirvesine ertelendi.

 

Temel çerçevesi üzerinde mutabakat sağlanan eylem planı  Avrupa gazetelerinin yorum sütunlarına şöyle yansıdı.

 

"SONUÇ CILIZ ÇIKTI"

 

İngiliz 'Guardian' gazetesi bütün tarafların kalıcı çözüm istediğini ve AB'nin kolektif çıkarlarının bunu gerektirdiğini belirttiği yorumunda, söz konusu olduğunu belirttiği üç temel prensibi şöyle sıralıyor: Kıtanın sorunlarının birlikte çözülebileceği, AB sınırları dahilindeki seyahat serbestisinin kamuoyunun çıkarına olduğu ve insan haklarına saygının  Avrupa'nın temel değerleri arasında yer aldığı. İngiliz gazetesi zirvenin sonuçlarını yeterli bulmadığını da yorumuna eklemiş.

 

"TÜRKİYE BEDELİ ARTIRIYOR"

 

İtalyan gazetelerinden ' La Repubblica'  Türkiye'nin yardım bedelini yükselttiğini öne sürdüğü değerlendirmesinde  Türkiye Başbakanı'nın Avrupalılara can simidi atıp onları  Ege'nin siyasi sularında boğulmaktan kurtarmak için geldiği  Brüksel'de, bedeli yükselttiğini yazıyor.

 

"LİDERLER ACİZ KALDI"

 

İtalyan gazetesi bedeli, onu eleştirmeye yeltenen gazetelere el koyan  Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından saptandığını vurguluyor. ' La Repubblica' Avrupalı politikacıları  Türkiye karşısındaki tutumlarından dolayı eleştiriyor ve 'beyliğe kalkışan ve cezasız kalacağından emin olan  Türkiye'nin  Avrupa'daki yeri söz konusu olduğunda, Avrupalı liderlerin ortak tutum belirlemekten aciz kaldıklarını' belirtiyor.

 

"AB KENDİNE İHANET EDİYOR"

 

Varşova'da yayımlanan 'Gazete Wyborcza' adlı sol liberal gazete Ortadoğu'dan  Avrupa yönündeki mülteci akınını ancak  Türkiye'nin durdurabileceğini, dolayısıyla da Schengen Bölgesi'nin dağılmaktan ve popülistlerin mülteci korkusunu istismar etmelerinden kurtarılabileceğini, AB'ye olan inancın da yeniden yerine gelebileceğini savunduğu yorumunda, 'Peki, bunun bedeli çok yüksek olmayacak mı,  Türkiye  Cumhurbaşkanı  Tayyip Erdoğan ile anlaşmak, AB'nin kendine ihanet etmesi anlamına gelmez mi?', diyor.

 

"TÜRKLER PAZARLIK USTASIDIR"

 

'Hospodarske Noviny' adlı Çek gazetesi, Türk politikacılarının,  Almanya Başbakanı  Merkel'in mülteci krizi yüzünden ağır baskı altında olduğunu bilecek kadar pazarlık ustası olduklarına dikkat çekiyor. Gazete  Türkiye'nin talep ettiği ek mülteci yardımının AB bütçesinden karşılanamayacağını ve  Türkiye'nin vaatlerinin kağıt üzerinde kalıp kalmayacağını bekleyip görmek gerekeceğini yorumuna eklemiş.

 

"BRÜKSEL TÜRK PAZARINA DÖNDÜ"

 

AB zirvesinde  Türkiye ile nihai anlaşmaya varılamamış olmasında, Yunan basını da eleştiri oklarını öncelikle  Türkiye'ye atıyor. Muhafazakar 'Kathimerini'  Brüksel'in Türk pazarlarına döndüğünü ve 'gerilim gecesinde' Türk tarafının pazarlığa girişip daha fazla para istediğini yazıyor.

 

Yunan boyalı basınının temsilcilerinden 'Ethnos' gazetesi 'Göç Gerilimi' başlıklı yorumunda  Yunanistan ile  Almanya'nın aynı görüşte olduklarına,  Ankara'nın pazarlığa oturduğuna ve 'radikaller' olarak tanımladığı Vizegrad ülkelerinin veto kozunu oynadıklarına yer veriyor.

 

Sol 'Elfemeride ton Syntakton' gazetesi, ' Türkiye'nin ayıplanacak talepler öne sürdüğü,  Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın ise meydan okurcasına önerileri veto ettiği görüşünde.

 

Selanik'te yayımlanan 'Makedonia'  Makedonya sınırındaki İdomeni sefalet kampındaki durumun en kötü beklentileri bile gölgede bıraktığını ve  Avrupa'nın birliğinin yeniden tehlikeye sürüklendiğini yazıyor.

 

"20 AYLIK FİYASKO"

 

Fransız ' Le Figaro', 20 aydır prensip açıklamaları yapan, yüz binlerce mülteciye davetiye çıkaran, siyasi kavgalara tutuşan yararsız çözümler üreten ve batan geminin deliklerini tıkar gibi alelacele sınırlara bariyer kuran Avrupalıların sonunda, 'resmi giriş kapısı açabilmek için arka kapının kapatılması gerektiğini idrak ettiklerini' yazıyor. Gazete 20 aylık fiyaskonun  Almanya'nın yanlış yöne sürükleyen ağırlığını daha da arttırdığı,  Fransa'nın ise onu yola getiremeyecek kadar zayıf olduğu, yorumunu yapmış.

Günün Diğer Haberleri