Şanlıurfa; göç ve mülteci konularında uluslararası buluşmalara yaptığı ev sahipliğini sürdürüyor. 7 Kasım'da başlayan ve 3 gün süren Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı'nın (UCLG-MEWA) Uluslararası Göç Yönetimi Zirvesi'ne ev sahipliğini yapan Şanlıurfa, bu kez Akdeniz Entegrasyon Merkezi tarafından düzenlenen 'Mültecilere Ev Sahipliği Eden Akdeniz Belediyelerinde Sosyal Uyumun Sağlamlaştırılması' çalıştayında yurt içi ve yurt dışından çok sayıda katılımcıyı aynı adreste buluşturdu.

Göç ve göçmenlerin belediyeler üzerindeki etkisinin yoğunlukta olduğu çalıştayın açılış konuşmasını yapan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Şanlıurfa'nın 600 bine yaklaşan mülteci sayısı ile dünya genelinde en çok Suriyeli göçmeni barındıran şehir olduğunu söyledi.

BAŞKAN ÇİFTÇİ, "ŞANLIURFA'DA 600 BİN MÜLTECİ VAR"

Gelen mülteci akımı ile birlikte belediyecilik anlamında harcamalarının arttığını da dile getiren Başkan Çiftçi, "Şanlıurfa, göçten en çok etkilenen ilimiz. Rakamlar resmi olarak 445 bin Suriyelinin Şanlıurfa'da olduğunu gösteriyor. Şehrimizin nüfusu ise 1 milyon 892 bin. Ayrıca kayıt dışı mültecilerimiz var ve bununla birlikte Şanlıurfa'da 600 bine yakın mülteci bulunuyor. Bunların 325 bini şehrimizde bizimle birlikte sokaklarımızı, meydanlarımızı, parklarımızı ortak kullanıyor ve bizimle birlikte ortak yaşıyor. Nüfus artışının şehrimize yük getirdiği kaçınılmazdır. Rakamlara baktığımızda göç eden nüfustan dolayı altyapı, ulaşım ve kanalizasyon harcamalarımıza artı olarak 2.5 milyon liralık ek bir harcama yapılmış. Yine 2011 yılında 60 milyon metreküp olan su tüketimimiz gelen misafirlerimizden sonra 80 milyon metreküpe çıkmıştır. Yolcu sayımız ise 35 milyon iken 52 milyon düzeylerine ilerlemiştir" dedi.

"ENTEGRASYON SÜRECİ ŞART"

Başkan Çiftçi, mültecilerin uzun vadeli kalışı ile temel hakların göçmenlere sunulması gerektiğinin de altını çizerek, "Şehrimizde entegrasyon süreci lazım. Düşünün ki 2011 yılında şehrimize annesinin kucağında gelen 6 aylık bir bebek, bugün 6 yaşında. Böylelikle temel hak olan eğitim hakkının o çocuğa verilmesi gerekiyor. Kadın destek merkezleri gençlik ve spor merkezlerimiz var. Biz de mültecileri buralarda kurslara tabii tutuyoruz. Bu şehirde rahat edebilmeleri için bu merkezlerde uzmanlar tarafından eğitime tabi tutuluyorlar.

Biz bu nüfusa gelen harcamaya, mültecilerin getirmiş olduğu ek harcamayı eklediğimiz zaman kendi vatandaşımızın yaşam standartlarını düşürüyoruz. Vatandaşlarımız da olumlu baktığı için kardeş gibi yaklaşımdan dolayı sorun olmuyor. Ama süre uzadığı zaman sıkıntılar çıkıyor. Onun için ek bütçelere ve fonlara ihtiyaç var. 5-6 aylık bir süreç olsa iç sorun olmadan biz bunu kendi öz kaynaklarımızla hallederdik. Süre uzun olunca BM, İPA ya başvurularımız oldu.