"İşsizliği sayılarla değil,hayatlarla ölçün!


İşsizlik, bugün en çok can yakan toplumsal sorunlardan biri.
Her gün iş bulma umuduyla uyanıp hayal kırıklığıyla günü bitiriyorsun. Çünkü bugün ülkemizde iş bulmak gerçekten zor. Bunun başlıca sebepleri hızla artan nüfus,nitelik uyuşmazlığı yani işçi arayan ile iş arayanın özelliklerinin birbiriyle uyuşmaması,ekonomik nedenler ve bence önemli bir diğer neden de teknolojinin gelişmesiyle insan yerini makinelerin alması. TÜİK verilerine göre işsizlik oranı  7,6. Bu da yaklaşık 3 milyon 113 bin insanın çalışacak iş bulamaması anlamına geliyor.


İşsizliğin kişinin hayatını etkileyen yönlerine bakarsak, evlenme  olgunluğuna erişmiş  bir gencin evlenip  yuva kurması önünde büyük bir engeldir. Bir babanın evini geçindirmesi karşısında omuzlarındaki ağır yüktür. Çünkü günümüzdeki ekonomik durum gözler önünde.  Psikolojik açıdan bakarsak da umut kaybı,ruhsal yorgunluk, özgüven eksikliği, sorumluluklarını yerine getirememekten kaynaklanan huzursuzluk... İşsizlik insanın sadece cebini değil iç dünyasını da etkiliyor.


İşsizlik artık evrensel bir sorun ve buna  çözüm bulunmalı. Bu sorun ertelenmemeli, boş verilmemeli çünkü bir insanın hayatı ertelenmez, boşverilmez. İşsizlik bir istatistikten ibaret değil, geçimini sağlamaya çalışan genç, yaşlı herkesin hayatını etkileyen küresel bir sorundur.