Gereği yerine getirilmesi gereken kuruluş bildirim ve beyanları eksiksiz olarak yerine getirilmiştir.

Kuruluş işlemleriyle ilgili herhangi bir eksiğimiz kalmamıştır.

Derneğimizin tanıtım ve üye kayıt işlem’leri hızlı bir şekil’de gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır.

Kuruluş’umuzun üzerinden henüz bir ay bile geçmeden 1.olağan genel kurulumuz yapılmıştır.

  1. Genel kurulumuzun sonrasında Derneğimizin diğer sivil toplum kuruluşlarıyla,bilhassa diğer  

Şehirlerde kurulmuş bulunan Karakeçili aşireti’nin  kültürüne sahip  çıkmak, bu kültürü tüm toplumumuza tanıtmak için faliyetlere başladık.

Yolumuz uzundur bir işe başlamanın, o işi bitirmenin yarısı olduğuna olan inancımızla bu uzun yolda

 Yasalar çerçevesinde,azimle,yılmadan el birliği ile çalışıp Karakeçili aşireti toplumumuza tanıtmayı,

Aşiretimizi hak ettiği yere getirmeyi amaç edindik.Bu yolda bizden desteğini esirgemeyen tüm

Dostlarımıza minnet ve teşekkürleimizi sunarız.

                                                                                                                KURUCU BAŞKAN

                                                                                                                   EYÜP TOKMAK

                                                        KARAKEÇİLİ AŞİRETİ

Karakeçili aşireti oğuzların bozok kolunun kayı boyuna mensup olan ve 1071’deki Malazgirt meydan muharebesi’nin ardından günümüzdeki Türkiye toprak’larına yerleşen aşiret’tir .günümüzde,iç ve batı Anadolu ile doğu güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmışlardır.

            Karakeçi’li Aşireti’nin Tarihçesi:

Karakeçili aşireti;Büyük Selçuklu devleti’nin Bizans imparatorluğu’nu yenmesiyle sonuçlanan Malazgirt meydan muharrebisi’nin ardından anadolu’ya yerleşen,oğuzların 2 kolundan biri olan bozokların kayı boyuna mensuptur.Tarihi kaynaklara göre tatar ve Türkmenlerden oluşan topluluk ;önce Erzurum ve Erzincan taraflara,sonrasında ise güneydoğu Anadolu taraflarına inmişti.Beyleri Süleyman şah’ın ölümünün ardından bu topluluğun bir kısmı beriyye’ye (günümüzde Viranşehir ile Derik arasında bulunan idari bölge),bir kısmı ise anadolu’ya dağıldı.Süleyman şah’ın ölümünün ardından boyun lideri olan Ertuğrul gazi’nin yönetimindeki topluluğun akıbeti hakkında farklı görüşler mevcuttur.Ruhi tarihi’ne göre topluluk, Engüri (günümüzde Ankara) civarındaki karacadağ eteklerine yerleşti.1222-1230 yılları arasında,İznik imparatoru III.yannis  vatatzes ile Anadolu Selçuklu sultanı I.Alaeddin Keykubad arasında sultan öyüğü (günümüzde Eskişehir) ve engürü (günümüzde Ankara) civarında gerçekleşen mücadelelerden haberdar olan Ertuğrul gazi,orduya hizmet amacıyla çarpışmalara katıldı,bu kapsamda karacahisar’a yapılan kuşatmada yer aldı.1230 yılında,Harezmşahlarla yapılan yassı çemen muharebesi ve Moğollarla yapılan kösedağ muharebesi sebebiyle  I.Alaeddin keykubat ile III.Yannis Vatatzes arasında barış sağlandı.Kısa süre sonra I.Alaeddin keykubad,Ertuğrul gazi veya atalarına söğüt’ü kışlak,Domaliç’i yaylak olarak verdi.Ruhi tarihi’nde yer alan bu bilgileri neşri,Ruhi’den aktarmaktadır. Aşıkpaşazade ise bu anlatılanları kısaltmış ve içeriğini değiştirerek,yaşananları Osman bey dönemine nakletmiştir. Başka bir hikayeye göre ise sürmeli çukur ( Aras nehri vadisi) veya ahlat’tan engüri civarındaki karacadağ eteklerine yerleşen Ertuğrul gazi ve aşireti,burada bir süre kaldı ve İznik imparatoru III.Yannis vatatzes’e karşı I.Alaeddin keykubad’in ordusunda yer aldı.Ancak Moğol saldırıları sebebiyle I.Alaeddin keykubad’ın Konya’ya dönmesinin ardından Ertuğrul Gazi’ye söğüt’ü kışlak,domaliç’i yaylak olarak tayin etti.

  Osmanlı padişahı II.Abdulhamid zamanında yazılan bir risalede,aşiret isminin kendilerine Ertuğrul Gazi tarafından verildiği anlatılmaktadır.Buna göre karacahisar’ın fethi esnasında aşiret,karakeçililerin boynuzlarına ışıldak bağlayıp,”alaycık”(alacık)denilen bir tür keçe çadırın üzerine örtü örtmek suretiyle  savaş hilesine müracaat edince Ertuğrul gazi “haydin Alplerim,haydin Karakeçili Yörüklerim” demiş ve aşiretin bu isimle anılmasını vesile olmuştu.Alaycığın tarif edildiği başka bir sayfada ise,ak keçeyle örtülen çadırın ortasındaki pencereden çıkan dumanın,ak keçeyi kara keçeye dönüştürdüğünden yola çıkılarak aşiret isminin buradan geldiği belirtirilmektedir.

Aşiretin günümüzdeki durumu

Karakeçili aşiretine mensup kişiler günümüzde;İç ve batı Anadolu ile güney ve doğu Anadolu bölgelerinde olmak üzere iki farklı coğrafyada yoğunlaşmışlardır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaşayanlar:

Osmanlı kayıtlarında Türkmen tayfası olarak geçen Siverek ve viranşehir’deki karakeçili aşiretine mensup kişiler,zaman içinde çeşitli nedenlerden dolayı Türkçeyi bırakıp,Arapça ve Kürtçe konuşmaya başladı.Kürt aşiretlerinin mil ve zil olmak üzere iki kola ayrıldığını ifade eden ziya gökalp’e göre güneydoğu Anadolu’daki karakeçili aşireti zil koluna mensuptur.Osmanlı padişahı II.Selim dönemindeki belgelere göre bölgedeki karakeçili aşireti mensuplarının büyük bir kısmının göçebe olduğu yazılıydı.1891’de,Padişah II.Abdulhamid tarafından oluşturulan Hamidiye Alayları’nda , Güneydoğu anadolu’da yaşayan karakeçili aşireti üyeleri de yer aldı.

İÇ VE Batı Anadolu Bölgesinde yaşayanlar:

Ankara ve çevresindeki karakeçili aşireti üyeleri, Güneydoğu Anadolu’dakilere oranla idari açıdan daha düzenli bir yapıya sahipti.16.yüzyıldaki kayıtlara göre burada yaşayan aşiret üyeleri,”yörükan-ı Ankara “adlı bir birimin içinde yer almaktaydı ve büyük bir kısmı göçebe yaşam tarzını benimsemiştir.1571 yılına ait tahrir defterinde Ankara Yörüklerinin kasaba Yörükleri denen bölümüne kaydedilmiş olan karakeçili cemaatinin şehirde yerleşik olduğu belirtirmiştir. 1576 yılana ait bir belgeye göre Ankara’nın güney ve batı kesiminde yer alan bu idari birimde yaşayan 56 cemaatte, vergi veren toplam 2.445 kişi bulunmaktaydı ki bu da toplam nüfusun 10.000 civarında olduğunu göstermektedir. Ancak bu cemaatlerin ne kadarının karakeçili aşiretine bağlı olup olmadığı belli değildir.Aşiret mensuplarının yayıldıkları alan, günümüzdeki çukurca,Elmadağ ve çevresi,Karakeçili,Bala ve sincan’dan Polatlı’ya uzanan düzlükleri kapsamaktaydı.Ankara’nın kuzey ve doğusundan ;Beypazarı,Sivrihisar ve sultanönü’ye (günümüzde Eskişehir)kadar uzanan bölgelerde de aşiret üyelerinin varlığına rastlanmaktaydı.Kırşehir ve Ankara sancaklarındaki aşiret üyelerinin bir bölümü 16. Yüzyılda batıdaki sultanönü’ye kadar göç ederken,bir kısmı da bulundukları bölgede yerleşik hayatı benimsedi.Batı Anadolu,yaşanan göçlerle birlikte aşiret üyelerinin yoğun olarak yaşadığı bölgelerden biri konumuna geldi.Günümüzde ise yoğun olarak Kütahya,Sultanönü,Uşak,Bursa,Aydın,Balıkesir ve Bilecik  tarafında varlıklarını sürdürmektedirler.Aşiretin yoğun olarak yaşadığı Kırıkkkale ilinin Karakeçili ilçesi,adını aşiretten almaktadır.

Karakeçili Şenlikleri

Karakeçili aşiret mensupları tarafından Bilecik’in Söğüt ilçesindeki Ertuğrul Gazi Türbesi’nde düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi anma ve Söğüt şenlikleri,Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 1999’da başlayan geleneksel Karakeçili şenlikleri ve Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesinde 1995’te başlayan Karakeçili uluslararası Kültür Şenliği düzenlenmektedir.