Maçın ilk yarısında oyunun temposunu rakip Beykoz belirledi. Özellikle orta alandaki organizasyonları ve önde baskı çabaları Şanlıurfaspor’u zaman zaman zorladı. Ancak ikinci yarıda oyuna ağırlığını koyan taraf Mesut Bakkal’ın öğrencileri oldu. Yapılan oyuncu değişiklikleri ve tempo artırımı, skora doğrudan yansıdı.

Mesut Bakkal’ın maç içi hamleleri genelde yerindeydi. Ancak çift forvet sistemine daha erken geçilseydi skorun daha erken koparılması mümkün olabilirdi. Bu da takımın henüz tam hazır olmadığını ve ritim bulma sürecinde olduğunu gösteriyor. Yeni kurulan bir kadronun, sezon öncesinde yalnızca üç hazırlık maçı yapması bu bağlamda ciddi bir handikap. Özellikle son hazırlık maçının U19 takımıyla oynanmış olması, bu eksikliği telafi etmemiş. Karaköprüspor gibi dişli bir rakiple bir prova yapılsaydı takımın fiziksel ve taktiksel eksikleri daha net görülebilirdi.

Sahadaki bireysel performanslara bakıldığında 10 numara mevkisindeki oyuncunun sakatlığı takımın hücum yönünü zayıflattı. Levent Güven (5 numara) ve Burak Can Çamoğlu (2 numara), maç genelinde aksamaya neden olan isimlerdi. Hasan Hüseyin Acar ise sahanın en silik isimlerinden biriydi; neredeyse hiç varlık gösteremedi.

Saha dışı organizasyonlarda ise ciddi sıkıntılar yaşandı. Kombinesi olan taraftarların yerine başka kişilerin alınması, özellikle Gold Sağ tribününde huzursuzluk yarattı. Oysa Bilet fiyatlarının 200,300 500 TL’ye kadar çıktığı düşünüldüğünde, bu tür uygulamalar hem kulübe hem de sadık taraftara yapılan bir saygisizliktir. Tribün yönetiminde daha şeffaf ve adil bir sistem şart.

Maçın hakemi ise vasatı aşamayan bir yönetim gösterdi. Pozisyonlara olan mesafesi, faul standardındaki tutarsızlıklar ve genel karar kalitesiyle beklentilerin altında kaldı.

Maç sonrası stat çıkışlarında da tek kapıdan tahliye yapılması büyük bir sıkışıklığa neden oldu. Bu, güvenlik açısından ciddi bir risk taşıyor. Emniyet birimleri ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün bu konuda daha sağlıklı bir planlama yapması elzem.