Urfaspor, sezonun ilk yedi haftasında 6 galibiyet ve 1 beraberlik alarak zirveye gözünü diktiğini bir kez daha gösterdi. Bu tablo, şehir olarak hepimizi gururlandırıyor. Ancak gerçek şu ki, bu başarı tablosu kadar, önümüzdeki fikstür de bir o kadar zorlu. Önce Adana FK deplasmanı, ardından Elazığspor ile evimizde oynayacağımız karşılaşma… Her iki maç da, bu takımın karakterini ve hedefe ne kadar inanmış olduğunu gösterecek.

Urfaspor sahada adım adım ilerleyen, ayakları yere sağlam basan bir takım görüntüsü veriyor. Fakat hedef şampiyonluksa; daha fazlasını yapmamız gerektiği açık. Özellikle hücum hattında üretkenliğimiz sınırlı. Takımda uzaktan şut tehdidi neredeyse yok. 90 dakika boyunca sadece bir isabetli şutla maçı tamamlıyorsak, burada ciddi anlamda düşünmemiz gereken bir konu var. Gol yollarında daha cesur, daha kararlı olmak zorundayız. Şut atmadan gol olmaz.

Kaleci Burak, geçtiğimiz sezonun güven veren ismi olsa da, son haftalarda yaşanan basit gol hataları can sıkıyor. Erzincan ve İskenderun maçlarında yediği goller, Burak’ın kalitesinin altında. Urfaspor gibi hedefi olan bir takımda, kalecinin hataya yer bırakmaması gerekir. Özellikle duran toplarda yaşanan panik havası, tribünde yüreğimizi ağzımıza getiriyor. Rakip frikik kazandığında statta bir sessizlik hâkim oluyor. Bu güven sorununu çözmemiz gerek.

Hakemlere gelince… Erzincan maçının hakemi, oyundaki sertliğe neredeyse hiç müdahale etmedi. Kartlarını cebinden çıkarmakta son derece isteksizdi. Özellikle Berk İsmail Ünsal’a yapılan hareket, bizim tribünden net şekilde kırmızı karttı. O pozisyonda rakip oyuncunun kontrolsüz müdahalesi, sadece topa değil, doğrudan oyuncuya yönelikti. Ne yazık ki hakem bunu görmedi ya da görmek istemedi. Berk İsmail iyi başlamıştı, ama sakatlığı nedeniyle henüz 12. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı. Kendisine acil şifalar diliyoruz. Umuyoruz ki en kısa sürede sahalara döner.

Bu takımı güçlü kılan, sadece aldığı galibiyetler değil; aynı zamanda takım ruhu ve şehirle olan bağıdır. Erzincan maçını 3-1 kazandık, evet. Ama evinde oynayan bir takım, bulduğu pozisyonları gole çevirmek zorunda. Erzincanspor gibi takımlar 3 pasla bizim ceza sahamıza giriyorsa, burada sadece hücumu değil savunmayı da masaya yatırmamız gerekir. Zira ikinci yarıda oynanacak maçlar çok daha çetin geçecek. Bu bilinçle oynamalı, her maça final gözüyle bakmalıyız.

Ayrıca belirtmek isterim ki, Batmanspor’un son dönemde giderek güçlenen bir lobi etkisi var. Bu da sahadaki mücadeleye etki edebilecek faktörlerden biri olabilir. Şehir olarak kenetlenmeli, yalnızca sahada değil, saha dışında da takımımızın yanında olmalıyız.

Ve son olarak: Stadyum çıkışında yaşanan izdiham artık kronikleşmiş durumda. Taraftar her hafta çile çekiyor. Tek bir kapıdan binlerce kişinin dışarı çıkmaya çalışması ne güvenli, ne insani, ne de makul. Yetkililer bu konuda daha neyi bekliyor, anlamış değilim. Maç keyfiyle stadyuma gelen insanlar, çıkışta eziyet yaşıyor. Bu tabloyu hak etmiyoruz. Derhal çözüm bulunmalı.

Son söz: Urfaspor bu sezon şampiyonluğun en güçlü adayıdır. Ama zirveye sadece yetenekle değil; disiplinle, kararlılıkla ve birliktelikle ulaşılır. Eksikleri görmezden gelmeden, her hafta üzerine koyarak ilerlemeliyiz.