Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin’in evsapihlğinde, bir otelde gerçekleşen resepsiyona Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi ve ilçe belediye başkanları, Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, kamu kurum ve kuruluşları ile STK temsilcileri katıldı.

Resepsiyona katılanların Cumhuriyet bayramını kutlayan Vali Erin, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet, şükran ve minnetle anarak başladığı konuşmasında şunları söyledi:

Bin yıllık aziz vatan toprağını bizlere vatan yapan bütün şehitlerimizin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor ve hepsine Cenab-ı Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum.

Hepinizin bildiği üzere Cumhuriyet zorlu bir mücadelenin sonrasında ilan edilen bir devlet yönetim biçimidir. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanına getiren o destansı kahramanlık ruhunu, bu milletin mücadelesini her an ve her vesile ile gönlümüzde ve gözümüzde canlı tutmak zorundayız. Cumhuriyet; Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde ve önderliğinde bu milletin bitmiş, tükenmiş ve batılıların hasta adam ifade ettikleri bir Osmanlı bakiyesi olarak kalmış, elinde silahı olmayan bir milletin dünyanın en gelişmiş ordularına ve devletlerine karşı vermiş olduğu onurlu, büyük bir cesaret ve kahramanlık, tarifi kelimelerle mümkün olmayan destansı bir fedakarlık ve cesaretin eseridir.

Cumhuriyetimizin ilanına kadar bizi taşıyan süreçte atalarımızın, dedelerimizin ortaya koymuş olduğu o büyük mücadele ve azmi, evlatlarımıza ve gelecek nesillere her an ve her vesile ile doğru biçimde anlatmak, tarih bilinci yüksek, atalarının-dedelerinin ortaya koyduğu kahramanlığın farkında ve bilincinde olan, geleceğini buradan aldığı özgüven üzerine inşa eden yeni bir nesil yetiştirmeliyiz.

94 Yıl boyunca Cumhuriyetimiz önüne çıkan bütün engelleri, bütün zorlukları, her şeye rağmen üstesinden gelmiş, bugün dünyada yer alan ülkeler arasında güçlü ekonomisi, güçlü demokrasisi, üstün hukuk anlayışı ve hukuk devleti telakkisiyle dünyanın en güçlü ekonomisine ve ordusuna sahip en önde gelen ülkelerden biri olmayı başarmıştır.

Ancak 100 yıl önce atalarımızın, dedelerimizin ortaya koydukları mücadele ve karşılarında duran güçlerin aradan geçen 100 yıl boyunca, 100 yıl önceki hesaplarından vazgeçmediklerini her vesile ile sizler de bizler de görüyoruz. Her on senede bir milletin iradesine, milletin etnik ve mezhepsel farklılıklarıyla beraber milletimizin birliğine yönelen sinsi planları, düşmanca tuzakları yaşıyor ve biliyor, tarih kitaplarından okuyor ve görüyoruz.

15 Temmuz 2016’da bu ihanet teşebbüslerinden biriyle yine karşı karşıya kaldık. Artık bu memlekette darbe olmaz, bu memlekette artık yönetime el koyacak bir güç ve kuvvet olmaz diyerek rehavete kapıldığımız bir dönemde, hiç beklenmedik bir zamanda, bugün dost gibi görünen ve her ağızlarını açtıklarında demokrasiden dem vuranların neredeyse tamamının desteklediği, içeride kandırdıkları ve yetiştirdikleri ihanet şebekeleriyle işbirliği içinde milletin geleceğine, milletin iradesine