Gerçekleştirilen çalıştay’da Uzman doktor Muhsin Koray Kılıç, Bağımlılığın kavramı, Profesör doktor Külteğin, Ögel Bağımlılıkta tedavinin temel ilkeleri, Profesör doktor Mehmet Çakıcı, Bağımlılıkta yaygınlık araştırmaları ve önleme çalışmaları, Uzman psikiyatrist Melike Şimşek, Bağımlılık ve aile, Uzman doktor Ferhat Sarı, Gaziantep AMATEM ve faaliyetleri konularında konuşma gerçekleştirdiler.

Protokol konuşmaları esnasında özellikle TSK’nınAfrin’e yönelik yaptığı Zeytin dalı harekatında şehitlerimiz için başsağlığı ve gazilerimiz içinde geçmiş olsun mesajları dikkat çekti. Protokol konuşmalarının ardından madde bağımlısı evlatları olan ailelere söz verildi. Madde bağımlısı çocuğu olan gazeteci İbrahim Uygur’un konuşması çalıştaya damgasını vurdu. Özellkle Uygur’un “Bir baba olarak artık madde bağımlısı olan bu çocuğum ölsün istiyorum”  demesi salondaki herkesin duygulanmasına sebep oldu.

 “Madde bağımlılığı konusunda konuşmalarla iş bitmiyor”

1.Bölgesel bağımlılıklarla mücadele çalıştayında madde bağımlısı yakını olarak söz alan gazeteci İbrahim Uygur, “Madde bağımlılığı konusunda konuşmalarla iş bitmiyor. Oğlum madde bağımlısı olduğu için evimi ve arabamı sattım. Şu anda cami kebir mahallesinde vakıf evinde oturuyorum, fakat kirasını ödeyemiyorum. Bu konuda arkadaşlar yardımcı oluyor. Neden kiramı ödeyemiyorum; çünkü Sabah kalktım baktım param yok, kameram yok, fotoğraf makinemde yok. Çocuğum askerlik görevini bitirdikten sonra madde bağımlısı oldu.” Dedi.

“Çocuğum ölsün istiyorum”

Uygur’un konuşmasının en can alıcı noktası ve salondaki herkesin duygulanmasına sebep olan, “Bir baba olarak artık madde bağımlısı olan bu çocuğum ölsün istiyorum. Çünkü oğlum maddeyi bulamadığı zaman hırsızlık yapıyor.” İfadesi çalıştaya damgasını vurdu.

“Bir felakete neden olursa sorumlusu ben değilim’

Madde bağımlısı olan oğlu ile ilgili konuşmasında “Eğer terörü bitirmek istiyorsanız ilk önce madde bağımlıları ile mücadele yapmamız lazım. Çünkü aklı başında bir insan gidip terör örgütüne hizmet etmez ya da terörist olmaz. Kendisini koruyan askerini, polisini vurmaz.  Çünkü o çocuk kendinde değildir. Ben sayılarını vermek istiyorum lakin Şanlıurfa’da rakamlarına baktığımız zaman farklı bir rakamla karşılaşabiliyorsunuz. Ben burada konuşurken keşke oğlum burada olsaydı da o zaman Sivil Toplum Kuruluşlarının verdikleri tedaviler sonucunda iyileşen gençleri görseydim bende Valinin huzurunda o STK yetkililerinin elini ayağını öperdim. Bunu gazeteci arkadaşlarımız biliyor, hepsine söylüyorum. Şanlıurfa eski Valisi Celaletin Güvenç zamanında polisevinde toplantı oldu. ‘Benim çocuğum evde yatıyor, gelmiyor. Size o maddeyi kimden aldığını söylesin’ dedim. Belki de onu arıyorlar halen de arıyorlar. Ben burada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Cumhurbaşkanımıza dahi yazmışım; Sayın Cumhurbaşkanım benim oğlum madde bağımlısı, yarın öbür gün bir terör örgütüne gider maazallah bir felakete neden olursa sorumlusu ben değilim’ dedim. Ne yazık ki bu yüzden çocuğumu kaybettim ben. Evet belki oğlum sağ ama şuan cezaevinde 12 yıla mahkum oldu. Keşke bunlar cezaevinde iken tedevileri yapılsa. Oğlum evimde ki bulguru bile sattı. Belki beni de öldürebilirdi , annesinin yüzüğünü, altınlarını bile alıp maddeye verdi. Bunun yanı sıra oğlum bir gece cebimden dükkânımın anahtarını alıp dükkânımda ki 15 bin lira paramı aldı. Dolayısıyla dükkâna kilit vurmak zorunda kaldım. Çünkü bir daha da o dükkânı dolduramadım.

Madde bağımlığı artık Şanlıurfa’mızın kanayan bir yarası haline gelmiştir. Bir gazeteci olarak bu konuya eğilip bununla ilgili çok haberler yaptım. Urfa’da bu madde bağımlıları için yeni iş sahaları, fabrikalar açılamıyor mu? Belediyeler neden bu konuyla ilgilenemiyor.” Dedi.

1.Bölgesel bağımlılıklarla mücadele çalıştayında söz alan Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Ekinci konuşmalarına başlamadan önce TSK’nın Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekâtı’nda şehit olan Mehmetçiklerimizin ailelerine başsağlığı diledi.

Ekinci; “Onlar vatanı için sınırda savaşırken bizlerde burada üzerimize düşeni yaparak inşallah onların mücadeleleri ile ayakta dururuz” dedi.

Madde bağımlılığının son derece önemli olduğunu vurgu yapan Ekinci; “Belki madde bağımlılığı diyoruz fakat aslında bağımlılığın her türlüsü zararlıdır.  Son zamanlarda buna bir de teknoloji bağımlılığı eklendi. Bunlardan biri de; teknoloji bağımlılığı. Eyyübiye ilçemiz sürekli kırsaldan göç alan bir ilçemizdir. 150 bin Suriyeliyle beraber toplam 525 bin nüfusumuz var. Malumunuz Eyyübiye ilçesi 375 bin nüfuslu bir ilçeyle birlikte Şanlıurfa’mızın en büyük ilçesidir. Merkezde 14 tane mahalleyle birlikte ilçe mahalleleri ile birlikte 36 tane mahallemiz vardır. Bunlardan biri planlı mahalle, diğerleri varoşlardan oluşan mahallelerdir” dedi.

“Madde bağımlısı konusunda mücadele etmek durumundayız”

Eyyübiye ilçesinde uzun süreden beridir var olan çarpık kentleşmenin ve fiziki yapıların insan ruhu üzerinde etkisinin olduğunu söyleyen Ekinci madde bağımlısına dikkat çekerek; “Ekranlar aracılığıyla gençlerimiz o güzel yerleri görürken, sokağa çıktıkları zaman sosyal yaşam alanları konusunda kısıtları varsa bu onları isyana teşvik ediyor. Ve haliyle suiistimal edilecek konular ortaya çıkıyor. Bu ülkenin birliğine karşı olanlar da bu tarz konuları işleyerek geçmişle bağımızı koparmak, gençlerimizi bizden alma konusunda çeşitli yollara başvuruyor, bunlardan birisi de tabi ki madde bağımlılığı. İlk günden itibaren bu konuda farkındalık oluşturmaya çalıştık. Bununla ilgili sayılar ve yaş söyleniyor. Bundan da mutlaka gerçeklik vardır. Ama önemli olan artık bu konuyla mücadele etmek durumundayız. Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor fakat burada da ortak bir dil kullanılması lazım. Önceliklerin belirlenmesi lazım. Şayet bu bir yaraysa, bu bir sıkıntıysa bunlara ciddi bir şekilde eğilmemiz gerekiyor” sözlerini kaydetti.

“Öyle insanların olduğu bir yerde bizim önümüz gerçekten çok karanlık”

Bunun bir örneği olarak teşkilat arkadaşları ve eşiyle birlikte ev ziyaretlerinde bir anne ve ile 25 yaşında ki madde bağımlısı oğlunun dramlarına dikkat çeken Ekinci; “O esnada bir eve girdik, hava oldukça soğuk, 2 oda var ama odaların kapıları yok. Evde 25 yaşlarında bir genç ve yaşlı annesi var.  Fakat öyle bir şey ki genç annesinden 3-5 metre uzak duruyor. Annesi bizi karşıladı fakat oğluma yaklaşmayın diyor. Neyse odalara baktığımızda üzerinde oturulacak halılar bile yok. O esnada hemen arkadaşlara dönüp bu evi hızlı bir şekilde dayayıp döşeyelim dedim. Anne sessiz bir şekilde yanıma yaklaşarak; ‘sakın ola öyle bir şey yapma’ dedi. Bende; ‘hayırdır, neden?’ dedim. Anne, bana; ‘oğlum madde bağımlısı eşya alsanız hepsini götürüp satacak, halı alsanız onu da götürüp yakacak’ dedi. O soğuk kış gününde anne, çocuğuyla birlikte dört duvar arasında beton bir yerde oturuyorlar. Öyle insanların olduğu bir yerde bizim önümüz gerçekten çok karanlık. Tabi bu bir örnek, bunun çok daha fazla örnekleri vardır” dedi.

Sosyal belediyecilik anlamında bugüne kadar 49 bin ev ziyaretlerinde bulunduklarını aktaran Ekinci; “Bunlar öyle farklı rakamlar değil, birebir örnekleri ve kayıtları var ve 49 bin aileye yardımda bulunmuşuz” dedi.

“Biz çocuklarımızı iyi bir şekilde yetiştirebiliriz”

Gençlere yönelik Ak Evler spor projelerini başlatıklarını belirten Ekinci; “20 spor salonumuzda gençlerimize milli ve manevi değerler noktasında ciddi eğitimler verip ciddi açıklamalar yapıyoruz. Bu vatana ve bu toprağa aidiyet duygularını aşılıyoruz. Şu an da 6 bin tane genç inanıyorum ki ilerleyen zamanlarda sayıları daha çok artacak. Bu gençler aileleri için sorumlu gençtir. Şimdi onlar bulundukları sokak, cadde ve mahallede birer genç haline gelmişlerdir. Yanlışlara karşı gelip insanlara doğrulara teşvik ediyorlar. Biz çocuklarımızı iyi bir şekilde yetiştirebiliriz. Ama neticede hayatınızın sonuna kadar onları yanınızda barındıramasınız. Onlarda parka ve sokağa çıkacaklardır, maç seyretmeye gideceklerdir. Eğer ortada sorunlu bir genç, sorunlu bir durum varsa sadece o eve huzursuzluk vermiyor. O mahallede huzursuzdur, o ilde huzursuzdur, o toplumda huzursuzdur. Bundan hareketle ortak bir şekilde hareket etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.