Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) onay verdiği yeni ağızdan kilo verme ilacı, obezite tedavisinde enjeksiyonlara alternatif olarak öne çıkıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Burak Uzel, ilacın enjeksiyonlarla benzer etki gösterdiğini ancak yalnızca hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini vurguladı.

Ataköy Medicana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Burak Uzel, yeni onaylanan oral tedaviler ile uzun süredir kullanılan enjeksiyon formlarının aynı etken maddeyi içerdiğini belirterek, “Zayıflama ve diyabet tedavisinde enjeksiyon formlarını uzun süredir yakından tanıyoruz. Yeni onaylanan ağızdan formların da etken maddesi esasında aynı; yani her iki tedavi de semaglutid molekülünü barındırıyor ve GLP-1 reseptör agonisti olarak görev yapıyor.” dedi.

Hap formunda ilacın biyoyararlanımının daha düşük olması nedeniyle daha yüksek dozların tercih edildiğini ifade eden Uzel, “Ancak etkinlik ve kilo verdirme potansiyeli bakımından iki form arasında ciddi bir fark bulunmuyor. Klinik çalışmalar her iki yöntemin de yaklaşık yüzde 10 ila yüzde 15 oranında kilo kaybı sağladığını gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Ağızdan alınan ilaçların kullanım kolaylığı açısından önemli bir seçenek sunduğunu kaydeden Uzel, bunun obezite tedavisinde devrim niteliğinde bir değişimden çok hastalara konfor sağlayan bir alternatif olduğunu belirtti.

Tedavi yönteminin hasta ve hekim tarafından birlikte belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Uzel, “Haftalık tek bir enjeksiyon mu, yoksa her gün aç karnına alınan ve ardından yarım saat boyunca hiçbir şey yenmemesini gerektiren bir hap mı? Bu tamamen hastanın uyumuna ve hekimle birlikte verilecek ortak karara bağlıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

İlaçların kullanım kriterlerine ilişkin de bilgi veren Uzel, bu tedavilerin estetik amaçlı kilo vermek isteyen herkes için uygun olmadığını söyledi.

Uzel, “Bu ilaçlar fazla kilo vermek isteyen herkesin kendi kararıyla kullanabileceği ürünler değildir. Tıbbi olarak endikasyon sınırları çok nettir. İlacın kullanımı için kişinin vücut kitle indeksinin 30 ve üzerinde olması gerekir. Prediyabet, tip 2 diyabet, uyku apnesi veya hipertansiyon gibi yandaş hastalıkların bulunduğu durumlarda ise vücut kitle indeksi 27 ila 30 arasında olan bireylerde de tedavi hekim kontrolünde planlanabilir.” dedi.

“Ben 55 kiloyum, estetik kaygılarla 49 kiloya düşmek istiyorum diyerek bu ilaçlara yönelmek kesinlikle tıbbi bir endikasyon taşımamaktadır.” ifadelerini kullanan Uzel, kilo verme ilaçlarının bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğine dikkat çekti.

Hap formundaki ilaçlarda da enjeksiyon grubunda olduğu gibi bulantı, kusma ve sindirim sistemi kaynaklı yan etkilerin görülebildiğini belirten Uzel, “Bunların her biri ciddi klinik ilaçlardır. Kulaktan dolma bilgilerle eczaneden alınıp bilinçsizce tüketilmesi, metabolik dengesizliklerden organ fonksiyon bozukluklarına kadar geri dönüşü zor sağlık risklerini beraberinde getirebilir. Sağlıklı ve kalıcı bir kilo yönetim süreci, ancak uzman bir hekimin detaylı analizi ve yakın takibiyle mümkündür.” ifadelerini kullandı.

Hibya Haber Ajansı
Advert