A1 Capital Günlük Bülteni'nde, haftanın sonunda teknoloji ve yarı iletken hisselerindeki sert satışların da etkisiyle küresel borsaların haftayı zayıf kapattığı belirtildi.

Bültende, piyasanın artık yapay zeka temasını sorgulamaya başladığı, bunun yapay zeka yatırımlarının sona ereceği anlamına gelmediği ancak şirketlerin yüksek harcamalarının ne kadarının gerçek kara dönüşeceğinin daha fazla sorgulandığı ifade edildi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin teknoloji hisseleri açısından iki yönlü negatif etki oluşturduğu belirtilen bültende, bunun ilk olarak enflasyon ve faiz baskısını artırdığı, ikinci olarak ise enerji maliyetlerini yükselttiği kaydedildi.

Fed Başkanı Kevin Warsh’ın 14 ve 15 Temmuz’daki Kongre sunumlarında politika faizinin yüzde 3,50–3,75 aralığında tutulduğunu hatırlattığı aktarılan bültende, ekonominin sağlam hızda büyüdüğünü, iş gücü piyasasının istikrarlı olduğunu ve Fed’in kalıcı yüksek enflasyona tolerans göstermeyeceğini söylediği belirtildi.

Bültende, Warsh’ın iş yatırımlarında, özellikle yapay zeka ve veri merkezi harcamalarında güçlü bir genişlemeye dikkat çektiği ifade edildi. Warsh’ın mesajının, “Tek bir iyi enflasyon verisi gördük diye zafer ilan etmiyoruz” şeklinde özetlendiği belirtilen bültende, ekonomi ve istihdamın hala güçlü olması nedeniyle Fed’in faiz indirmek zorunda olduğu bir ortam bulunmadığı kaydedildi. Bültende, yapay zeka yatırımlarının büyümeyi desteklemesinin ekonominin yüksek faizlere daha dayanıklı kalmasını sağlayabileceği, bunun da faiz indirimlerinin gecikmesine yol açabileceği ifade edildi.

Fed’in temmuz toplantısının 28-29 Temmuz’da yapılacağı belirtilen bültende, mevcut tablonun Fed’in faiz değişikliğinden çok gelecek döneme ilişkin iletişiminin fiyatlanacağını gösterdiği aktarıldı. Türkiye tarafında ise TCMB’nin 10 Temmuz haftasına ilişkin verilerine göre yurt dışı yerleşiklerin 33,5 milyon dolarlık hisse senedi ve repo hariç yaklaşık 1,25 milyar dolarlık DİBS aldığı belirtildi. Bültende, tahvil alımının 23 Ocak 2026’dan sonraki en yüksek haftalık seviyeye ulaştığı, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye tamamen ilgisiz olmadığı ancak tercihini hisse senedinden çok yüksek reel getiri sunan TL tahviline yönelttiği bilgisi verildi.

Bültende, net uluslararası rezervlerin de haftalık yaklaşık 1,2 milyar dolar arttığının hesaplandığı, rezervlerde iki haftadır görülen artışın önceki dönemde yaşanan savaş ve piyasa müdahalesi kaynaklı kayıpların bir bölümünün geri kazanıldığını gösterdiği ifade edildi. Tahvil girişleri, döviz dönüşleri ve TCMB’nin piyasadan döviz alabilmesinin rezerv birikimini desteklediği belirtilen bültende, rezerv seviyesinin ocak ayındaki yaklaşık 218 milyar dolarlık zirvenin halen belirgin biçimde altında olduğu kaydedildi.

TCMB’nin önündeki üç önemli riskin petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi, jeopolitik gelişmeler ve enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak hedefe yaklaşmasının henüz tamamlanmamış olması olduğu belirtilen bültende, TCMB’nin bakış açısının büyük olasılıkla “Enflasyon düşüyor ancak erken gevşeme yapıp bu kazanımı riske atmak istemiyoruz” şeklinde olacağı beklentisi paylaşıldı.

Hibya Haber Ajansı
Advert