60 gün boyunca Şanlırfa Valisi, Şanlıurfa il emniyet müdürlükleri, ilçe emniyet müdürlükleri, jandarma birimleri il ve ilçe seçim kurunmları başkanları nezdinde girişimlerimiz oldu. Çok açık ve net dedik ki köylerin listesini verdik 'blok oy kullanılmasın', 'blok oy kullanılmasının önüne geçilsin' girişiminde bulunduk. 'Kadınlar yerine kimse oy kullanmasın' girişimlerinde bulunduk. 'Bir kişi sandık başına geçip tüm köy adına oy kullanmasın, kullanılması önlensin' diye girişimde bulunduk.

 

Girişimde bulunduğumuz, önlensin dediğimiz bütün ihlaller bugün kırsal alanda yoğun bir şekilde yaşanıyor. Kimi köylere, kimi sandık alanlarına müşahitlerimiz yaklaştırılmıyor, dövülüyor, sövülüyor, geri gönderiliyor. Buna, orada bulunan kolluk görevlileri seyirci kalıyor. Bu yaralı arkadaşımızın dövülmesi esnasında da seyirci kalınmıştır. Yani suça ortak olunmuştur.

 

Çok açık ve net söylüyorum. İster muhtar olsun, ister sandık kurulu başkanı olsun, ister aile reisi olsun, kim olursa olsun hiçkimsenin hukuksuzluğu, hiçkimsenin zorbalığı yanına kar kalmayacaktır. Hukuk zemininde bunun hesabını soracağız. Etkin önlem almayan vali bey, kolluk kuvveti, yeteri miktarda girişimde bulunmayan seçim kurulu başkanları dahil suç duyurusunda bulunacağız.

 

"YİNE DE ŞİDDETE ŞİDDETLE YANIT VERMEYECEĞİZ"

 

 

Bir tek insanımızın burnu kanası istemiyoruz. Bugün HDP'nin duruşu, barışın, demokrasinin, birlikte yaşamın duruşudur. Birlikte yaşam duruşu bu yandaşlıkla zehirleniyor. Yine de şiddete şiddetle yanıt vermeyeceğiz. Ama herkes çok iyi bilsin ki bütün bunlar kayıt altına alınıyor. Hiçkimsenin yanına kar kalmayacak.