HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, kıdem tazminatı konusunda tüm konfederasyonları sorumlu tutan açıklamalarını eleştirerek "Çalışma Bakanı, kıdem tazminatı konusunda 3 konfederasyonu aynı çuvala koyarak kendi aralarında bir uzlaşmaya varamamakla suçladı. Biz HAK-İŞ olarak, devlet güvencesinde bir kıdem tazminatı fonu kurulmasını savunduk" dedi.
-"DEVLET GÜVENCESİNDE BİR KIDEM TAZMİNATI FONU KURULMASINI SAVUNDUK"-
Arslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, kıdem tazminatı konusunda tüm konfederasyonları sorumlu tutan açıklamalarını eleştirerek bunun doğruyu yansıtmadığını söyledi. Arslan, "Sayın Çalışma Bakanı, kıdem tazminatı konusunda 3 konfederasyonu aynı çuvala koyarak kendi aralarında bir uzlaşmaya varamamakla suçladı. Biz HAK-İŞ olarak, devlet güvencesinde bir kıdem tazminatı fonu kurulmasını savunageldik. Sayın Bakanın bizi diğerleriyle birlikte değerlendirmesi üzücüdür. Bu konuda, HAK-İŞ'i ayrı değerlendirmeliydi. Biliyoruz ki, özel sektör işçilerinin yaklaşık yüzde 95'i kıdem tazminatını alamamaktadır ve HAK-İŞ, kıdem tazminatının kurulmasını istemektedir. Diğer 2 konfederasyon farklı düşünebilir ve bu çalışmanın dışında kalabilir" dedi.
-"TORBA YASA, MECLİS TATİLE GİRMEDEN ÇIKARILMALIDIR"-
Arslan, TBMM gündemindeki torba yasanın, parlamento tatile girmeden önce geçmesini gerektiğini söyledi. Yaklaşık 148 maddeden oluşan ve Parlamento'da 100. madde üzerinde görüşmeleri devam eden Torba Yasa'da yer alan iki yeni düzenlemeye dikkat çekti. Bunlardan ilkinin taşeron işçilere toplu sözleşme yolunu açılması, diğerinin ise işçi sendikalarının toplu sözleşme yetkisi açısından önemli olan işkolu barajının yüzde 1 "e sabitlenmesi olduğunu ifade eden Arslan, "Torba Yasa'da taşeron işçilere kadro verilmemesi önemli bir eksikliktir. Torba Yasa taşeron işçilerle ilgili bütün sorunları çözmese bile, önemli bir aşamadır. İşkolu barajının yüzde 1'de sabitlenmesi konusunda, 3 işçi konfederasyonu (HAK-İŞ, TÜRK-İŞ ve DİSK), Sayın Başbakan'a giderek talepte bulunmuştur. HAK-İŞ olarak, Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi konfederasyonlara bağlı sendikalar açısından işkolu barajının sıfır olmasını istedik; ancak, 3 konfederasyon işkolu barajının yüzde 1'e sabitlenmesinde mutabık kaldı. Taşeron işçilerin ücret düzeyleri, sosyal hakları ve çalışma koşulları, ülkemize yakışmamaktadır. ifadelerini kullandı.
TORBA YASA TASARISINDA TAŞERON İŞÇİ HAKLARI
AK Parti Denizli Milletvekili Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Mehmet Yüksel, "Torba Kanun Tasarısı" ile taşeron işçilerin artık yıl sonu sendromu yaşamayacağını söyledi. Yüksel, Hizmet-İş Sendikası Denizli Şubesi'ne yaptığı ziyarette üyeleri, "Torba Kanun Tasarısı"nda bulunan maddeler ile ilgili bilgilendirdi. Yüksel, tasarıda, SSK, Bağkur pirim ve vergi borcu olan vatandaşların borçlarının yapılandırılması, Soma'da hayatını kaybeden, yaralı olarak kurtulan işçilerin geleceği ve aileleriyle ilgili maddelerin yanı sıra şirket elemanı olarak kamuda çalıştırılan ve "taşeron işçi" olarak adlandırılan işçilerin sosyal hakları, kıdem tazminatı, toplu sözleşme yapabilmeleri gibi iş hayatını yakından ilgilendiren önemli maddelerin kaydetti.
Taşeron işçilerin, yıl sonu işten çıkarılıp bir sonraki yılın başında tekrar işe alındığını ve kıdem tazimatı hakkının yok edildiğini belirten Yüksel, düzenlemeyle kamuya ait olan bir işyerinde şirketin işçilerle yaptığı sözleşme süresinin 3 yılı çıkartıllarak işçilerin mağduriyetlerinin giderileceğini ifade etti. Sözleşme sonunda ihale süresi biten firmanın yerine ihaleyi alan firmanın aynı işçilerle çalışma zorunluğunun da getirildiğini dile getiren Yüksel, şöyle devam etti:
"Taşeron işçiler, normal çalıştığı süre içerisinde yıl sonu sendromu yaşamayacak. Kıdem tazminatı alma elde edecek. Kamu işyerlerin tenzih ederim ama izinleri kullanamayan veya kullanmadığı izinlerin parasını alamayan, sözleşmede belirtilen rakamların daha altında para alan var. Bunlar şu anda tarihe gömülecek. Bunların denetimi ise asıl işveren olan kamuya yüklenecek. Taşeron işçilere toplu iş sözleşme yapma hakkı da tanınıyor. Bu işçiler istedikleri sendikalara üye olabilecekler. Bu da onların iş garantisiyle birilikte ücretleri, diğer sosyal hakları noktasında önemli haklar elde etmesini sağlayacak, yaşam standartları yükselecek"
"Önce insan" anlayışına sahip olduklarını ifade eden Yüksel, "Önce insan ve sevgi dediğimiz zaman hayat kolaylaşır. Çünkü, yaşamak ve hayatımızı devam ettirmek için çalışmak zorundayız. Çalışırken de huzurlu bir ortamda çalışmak zorundayız. Onun için yarınlarımızın güvencesi, hem iş hayatı güvencesi anlamında önemli tasarıda önemli maddeler var" diye konuştu.
Mehmet Yüksel, tasarının bir an önce meclisten geçmesi gerektiğini ve bunun önümüzdeki haftada yasalaşmasını beklediğini sözlerine ekledi.
TAŞERONLUK TÜRK DEVLET VE HUKUKUNA AYKIRIDIR
Ekmeledin İhsanoğlu ise "Madenlerde, devletin dairelerinde, üniversitelerimizde taşeronlar var. Bu yapı Türk devlet yapısına, Türk hukuk sistemine aykırı bir yapıdır. Bu sistem kölelik sistemine benzeyen bir yapıdır." dedi. Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Samsun'da esnaf ziyareti yaptı. İlkadım ilçesinde Mecidiye Caddesi ile Saathane Meydanı'nda esnafı ziyaret eden İhsanoğlu'ndan bazı vatandaşlar atanamayan öğretmenlerin sorunlarının çözülmesini talep etti.
Gezi sırasında İhsanoğlu'nun önüne atlayan Dev Sağlık İş Sendikası Samsun İl Temsilcisi Yüksel Arslan, taşeron sistemin Türkiye'de yasaklanması için gerekli girişimlerin yapılmasını talep etti. Dev Sağlık İş Sendikası Samsun İl Temsilcisi Yüksel Arslan "Sayın cumhurbaşkanı adayımız ben bir taşeron işçiyim, taşeron sistemin insanlık onuruna yakışmayan bir çalışma modeli olmadığını ifade etmek istiyorum. Madenlerde belediyelerde taşeron işçiler çalışırken ölüyor. Hayatın her alanında taşeron işçiler ölüyor. Hepimiz asgari ücretle çalışıyoruz. Taşeron sistemin zulmünü, işkencesini gördük. Bu kentte işçi kıyımı yapıldı, Gazi Hastanesi'nde işçiler atıldı, geri iade konusunda mahkeme kararı olmasına rağmen alınmadı. Ben bir işçi olarak merak ediyorum. Cumhurbaşkanı olduğunuz zaman taşeron sistemine değinecek misiniz?" dedi.
Ekmeledin İhsanoğlu ise "Adalet mülkün temelidir sözümüz var. Bu mülkün temelinde adalet kaybolmuşsa, bu mülk çöker. Sizin durumunuzda binlerce işçi var. Sadece madenlerde değil devletin dairelerinde bile taşeronluk yapılıyor. Bu sistemi hazırladılar. Üniversitelerimizde taşeronlar var. Bu yapı Türk devlet yapısına aykırı bir yapı. Bu sistem Türk hukuk sistemine aykırı bir yapıdır. Bu sistem kölelik sistemine benzeyen bir yapı. Bunu elbette kaldırmak lazım. Bunu kaldırmak için büyük mücadele vereceğiz, inşallah." diye konuştu.
BAKAN ÇELİK'TEN TAŞERON İŞÇİLERE KADRO İSTEĞİ
Kamu Şirket Personelleri Derneği (KAŞİP) Genel Başkanı Aydın, Bakan Çelik'in sözleri üzerine önümüzdeki günlerde Resmi Gazete'de yayımlanması beklenen torba yasa ile bakanlığın gereğinden fazla işçi çalıştıran kurumların bu keyfiyetine son verileceğini ve ardından çalışanın haklarının kullandırılması için harekete geçileceğini belirtti.
AYDIN, ÇELİK İLE YAPTIĞI GÖRÜŞMEYİ AKTARDI
Genel Merkezi Şanlıurfa'da bulunan Kamu Şirket Personelleri Derneği (KAŞİP) Genel Başkanı Hakan Aydın, taşeron işçilerin iş hayatına yönelik düzenlemeler ile ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile görüştü. Görüşme ile ilgili Bakan Çelik'in özellikle iş hayatını disipline etmek ve taşeron işçi sistemini kontrol altına almak istedikleri yönündeki sözlerini aktaran KAŞİP Başkanı Aydın, "Sayın Bakanımız ile görüşmemizde biz taşeron işçiler olarak kesinlikle çözümün ortağı olduğumuzu kendilerine ifade ettik. Oluşum olarak ta işçinin iş hayatındaki kazanımlarını elde edebilmek için gereken neyse onu yapmaya hazırız. Bizim için çözüm esastır" dedi.
KURUMLARA KADRO ATAMASI
Aydın, görüşmede Bakan Çelik'in kurumlara yönelik kadro atamasında KPSS'nin esas alınacağını söylediğini iletti. Kurum için gerekli olan asıl işçi için kuruma kadro tahsis edileceğini görüşmede ele aldıklarını söyleyen Aydın, "Bakan Çelik, kurumlardaki asıl işi yapanların KPSS puanı üzerinden atamayla kadrolaşacağını ve asıl işi artık taşeronun yapmayacağını bizlere iletti. Bizlerde en azından kadro atamasında taşeron işçilere de pay verilmesini ve bunun için en az 5 yıl taşeron işçi geçmişi olması gibi kıstasların getirilmesini talep ettik. Görüşmeye binaen örnekleme yaparsak, mesela bir kurumda 350 işçi var ve bu 350 kişiden asıl işi yapan 200 kişi ise kurum bu asıl işi yapanların sayısı kadar kadro talep edebilecek. Atamalarda KPSS üzerinden yapılacak ve yeni gelen atamalarla birlikte burada fazla olarak görülen işçiler bir başka kuruma aktarılabilecek. Biz KAŞİP olarak atama işlemlerinden taşeronların da yararlanabilmesi için Sayın Bakan Faruk Çelik'e bir öneri sunduk. Atamalar için asıl işi yapan taşeron işçiler arasında en az geçmişe yönelik 5 yıl hizmet şartı veya bu taşeron işçilerin sınava tabii tutularak başarılı olanların atanması şeklinde talebimiz oldu" diye konuştu.
MAAŞLARDAKİ BELİRSİZLİK
Aydın açıklamasında ayrıca torba yasadaki beklentiler içerisinde olan maaşlar konusunun sonuç vermediğini de dile getirdi. KAŞİP Başkanı Aydın, "Maaşlar konusundaki belirsizlik gardını korumaktadır. Teknik uzmanlık gerektiren işlerde çalışanlar için eşitlik ilkesine uyulacak. Ama alt işveren işini yapan taşeron işçiler için belirsizlik devam edecektir. Biz tekrardan KAŞİP olarak alt işverenin işini yapan taşeron işçinin maaş artış talebini gündeme getirmek istiyoruz" dedi.


