63Urfahaber.com | Şanlıurfa'nın Haber Sitesi
63Urfahaber.com | Şanlıurfa'nın Haber Sitesi
YAŞAM

Prof. Dr. Açık: Depremin olumsuz sonuçlarını asgari seviyelere getirebiliriz

Elazığ, 16 Ağustos (Hibya) - Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Malatya’yı kapsayan bölgede faaliyetlerini sürdüren FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Açık, 17 Ağustos 1999 yılında yaşanan deprem felaketinin 25’inci yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Açık: Depremin olumsuz sonuçlarını asgari seviyelere getirebiliriz
Paylaş:

Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Açık, 17 Ağustos 1999’da yaşanan depremin üzerinden 25 yıl geçtiğini kaydederek, ''Deprem gerçeği ile yüzleşmeliyiz. Bilimin ışığında depremin yıkıcı etkilerine karşı dayanıklı yapılar, güvenli şehirler inşa etmeliyiz’’ dedi.

17 Ağustosun Türkiye’nin deprem gerçeğine yönelik farkındalığı artırma konusunda bir dönüm noktası olduğunu aktaran Prof. Dr. Açık, “17 Ağustos, ülke tarihimizin en acı günlerinden biri. Binlerce canımızı bir gecede kaybederken deprem gerçeğine karşı ne kadar hazırlıksız olduğumuzu da çok acı bir şekilde tecrübe ettik. Ancak her ne kadar kentsel dönüşüm alanında çalışmalar yapılmaya başlansa da ülkemizdeki kalitesiz bina stokunun fazlalığı ve denetimlerdeki eksiklikler nedeniyle 24 Ocak 2020 Elazığ, 30 Ekim 2020 İzmir ve en son tarihimizin en büyük afeti olan 6 Şubat 2023 depreminin de aralarında olduğu felaketlerle sarsıldık. Bu depremlerin fiziksel ve ruhsal izlerini hala silmeye çalışıyoruz ancak kalplerimizde bıraktığı acı hiçbir zaman silinmeyecek” diye konuştu.

FIRATSİFED olarak faaliyet gösterdikleri bölgenin yüksek büyüklükte depremler üretme potansiyeli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Açık, “Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından yayımlanan diri fay haritasına göre Bingöl ve Tunceli birinci, Elazığ ve Malatya ise ikinci derece riskli bölgede yer alıyor. Bu nedenle hem ülkemizin hem de bölgemizin artık deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerekiyor. Kamudan özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından bireylere hep birlikte kolektif düşünce sistemi ile ve bilimin ışığında depremin yıkıcı etkilerine karşı dayanıklı yapılar, güvenli şehirler inşa etmeliyiz. Ancak bu sayede can ve mal kaybımızın önüne geçebilir, oluşabilecek tüm olumsuz sonuçları asgari seviyelere getirebiliriz’’ şeklinde konuştu.

Depremlerin yol açtığı ekonomik kayıplara da değinen Prof. Dr. Açık şunları söyledi:

''Depremlerin ardından çok sayıda esnaf dükkanını açamadı. Küçük işletmeler, oluşan göç dalgasının da etkisiyle büyük zorluklar yaşadı. Ülkenin ekonomik konjonktürüne bir de deprem bölgesinin zorlukları eklenince sorunlar katbekat büyüdü. Bu durum sadece bölge ekonomisini değil, aynı zamanda ülke ekonomimizi de olumsuz etkiledi. Çünkü depremin oluşturduğu yüksek maliyete üretimde yaşanan düşüş, tüketimin azalması, ihracat kaybı ve istihdam kayıpları da eklendi. Bu noktada ‘Fabrika Yapan TOKİ’ modelini desteklediğimizi belirtmek isterim. Özellikle depremi yaşamış illerdeki büyük işletmelerin ve KOBİ’lerin ‘Fabrika Yapan TOKİ’ modeliyle kira öder gibi fabrika veya atölye sahibi olabileceği bir yapının kurulması, bu bölgelerdeki ekonomik gelişimi hızlandıracaktır.”

Hibya Haber Ajansı

Bu haber 63Urfahaber.com | Şanlıurfa'nın Haber Sitesi tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

YAŞAM Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Sıradaki Haber
Okumaya devam et BMD Araştırma'dan haftalık piyasa takvimi

Akışın sonuna geldiniz.