Emeklilik yaşı 65. Hatta bazı meslek gruplarında daha da yukarısı konuşuluyor. Fakat iş ilanlarında “35 yaşını aşmamış olmak” gibi şartlarla karşılaşan vatandaşlar, yaşadıkları hayal kırıklığını dile getiriyor.
Birçok genç, mezun olduktan sonra KPSS, ALES, yabancı dil sınavı derken yıllarını sınav koşuşturmacasında geçiriyor. Tam hazırlandım derken karşısına çıkan tek engel: Doğum tarihi.
Vatandaş soruyor:
“40 yaşındaki bir insan artık üretmeyecek mi?”
“Tecrübe mi cezalandırılıyor?”
“Yaşla birlikte gelen birikim neden görmezden geliniyor?”
Kamu alımlarında uygulanan bu yaş bariyeri, sadece bireylerin değil, ülkenin de potansiyelini heba ediyor. Gençliğin dinamizmi kadar, orta yaşın tecrübesi de bir kurumun bel kemiğidir.
Toplumdan yükselen ses net:
Yaş sınırları yeniden gözden geçirilmeli. Adaletli, kapsayıcı ve liyakati esas alan bir alım süreci oluşturulmalı. Bu noktada, yaş sınırının en azından 45’e çekilmesi yönünde güçlü talepler var. Aksi takdirde hem emek boşa gidiyor, hem umutlar tükeniyor.
Unutmayalım: Yaş değil, liyakat belirleyici olmalı.