Birkaç kendini bilmezin yaptığı sorumsuz hareket yüzünden, koca bir şehrin takımına seyircisiz oynama cezası verilmesini zaten haksız buluyorduk. Ancak bu cezanın şampiyonluk yarışının en kritik haftasına denk getirilmesi, sadece futbol kamuoyunda değil, vicdanlarda da büyük bir soru işareti oluşturmuştur.

Tesadüf mü, yoksa bilinçli bir zamanlama mı?
Bu sorunun cevabını taraftarlar kadar, adalet duygusunu önemseyen herkes merak ediyor.

Daha önce de birçok kez dile getirildi: Batmanspor’un lobisi güçlü. Bunu herkes biliyor. Fakat lobi gücü, alın terinin ve emeğin önüne geçmemeli. Futbolun özü rekabettir ama bu rekabet, eşit şartlarda olmalıdır. Yoksa adalet duygusu zedelenir, güven kalmaz.

Bir şehrin sesi birkaç kişinin hatası yüzünden kısılmamalıydı.
Hele ki sezonun kader maçında…

Şanlıurfaspor taraftarı olarak biz, adalet istiyoruz. Sadece sahada mücadele etmek, sahada kazanmak istiyoruz. Tribünlerdeki coşkumuzu, sevgimizi, desteğimizi kimse cezalandıramaz. Çünkü bu şehir, her zorlukta takımının arkasında durmasını bilir.

Federasyona çağrımız net:
Adaletin terazisi şaşmamalı.
Bir şehrin emeğini, birkaç kişinin hatasıyla aynı kefeye koymak doğru değildir.

Bu şehir susmaz.
Bu şehir pes etmez.
Ve unutulmasın: Şanlıurfa’nın sesi tribünlerden yükselir, masadan değil.